·192 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Nisan 2021 23:58 Simyacı: Kişisel gelişim tabanına oturtulmuş başarılı bir kurgu roman aslında. Bu açıdan kitabın edebi yönünü, kişisel gelişimi besleyen kafa açıcı tarafından ayrı tutabiliriz. İlk önce kurguya değinecek olursak; roman, bir çobanın arayışını, gördüğü rüya üzerine yollara düşüşünü anlatıyor. Bu süreçte başından geçenlere oldukça akıcı bir dille ortak oluyor, heyecanla neler yaşadığını öğrenme çabasıyla kitabı bir dikişle içiyoruz.
Kitapta bir döngü mevcut. Romanın kahramanı çoban başladığı yere geri dönerken, bu sefer aynı çoban olarak kalmıyor: değişiyor, dönüşüyor. Kişisel gelişimi destekleyen tarafı bu arayışta ortaya çıkıyor. Çoban kişisel menkıbesinin peşinden çıktığı yola gezgin olarak başlıyor ve yolu âşık olarak bitiriyor. Çobanlığı gezgin kalmasındaki faydasından ötürü seçiyor ve koyunlarıyla kurduğu hayat ona gördüğü rüya üzerinden hazineyi aramasını öğütlüyor. İşaretler o andan itibaren görünür oluyor ve çoban maddi hayattan soyutlanıp içe dönüş yaşıyor. Bunu tek başına yapmıyor ve romanın diğer güçlü karakteri “simyacı” ona bir anlamda mentörlük ediyor. Romanın akışında çoban, köyden köye gezip koyunlarıyla kurduğu hayatın durgunluğundan heyecanlı çöl hayatına geçiyor. Bu süreçte çöl hayatına da tanıklık ediyor. Ve asıl dönüşümü çölde yaşıyor. Din göndermelerini yerli yerinde işleyen yazar çöldeki toplumsal yapıdan, tehlikelerden ve en önemlisi çölün ruhundan bahsediyor. Sözcüklere gerek kalmadan çölü anlayan ve kendi cismini kontrol edebilecek maharete erişen çobanın kişisel gelişiminin tepe noktasına çıktığını ve kişisel menkıbesini simgeleyen hazinesini Mısır’da ararken ona en yakın yerde buluyor.
-Yüreğimizi neden dinlemeliyiz?
-Çünkü yüreğin neredeyse hazinen oradadır.