Dilin teknikten ve sanatsallıktan uzak olması, ben geldim sen gittin neden gelmedin gibi bir dil kullanılması ilk başta dikkatimi çekti fakat daha çok fikre odaklanıp okumaya çalıştım. Okudukça fikrin yavanlığı, sade geçmişten gelen bir refleks ve nefretle - Yazarın geçmiş yıllarda sosyal medyada yaptığı kadını aşağılayan, hakaret eden paylaşımlar ve maddi imkanları olmayan mağdur kadınları savunmayan kadın hakları savunucusu bir avukat olduğu ile ilgili söylenen ve kendinin bunu destekleyen yazıları var- yazılmış olduğu gerçeği ile karşılaştım. Öykülerde ki tek yönlü yaklaşım, bazen fazla duygusal bazen uçlarda mekanikleşen öykü kahramanları kitabın okunmasını adeta eziyet haline getirdi.
Büyük bir hevesle okumaya başladığım kitap malesef beni hayal kırıklığına uğrattı. Kadınların bu haklı, hak arama mücadelesinde radikalleşmiş fenimizmin uzun vadede cinsiyetçiliği kutuplaştıracağı her iki cinsede sosyal ve evrimsel manada çok ciddi zararlar vereceğini düşünüyorum. Kitapta kadının hakları ve toplumda ki tek sorunu aşk ve evlilik ilişkilerine indirgenmiş olsa da kadının yaşadığı sorunlar daha çok toplumsal, sosyolojik ve evrimseldir çok yönlü ve derinlemesine incelenmeyi gerektirir.