#okudumbitti dirileri anlatan hikayeler hep kendini okutturuyor ama ölüleri anlatan hikayeler kendini daha başka okutturuyormuş. Bu kitaptaki kahramanların buluşma yeri mezarlık, kimsesizlerin ve cellatların gömüldüğü bir mezarlık. Botan'ın babasını aradığı, dışarıya adım dahi atmayan Hüsran'ın mezar taşlarına şiirler yazdığı bir mezarlık. Herkes kendinden bir şeyi ararken bir başkasını buluyor bu kitapta. Ben ise Allah'ı buldum Kırmızı Zaman'da. Melankolik, gerçekçi ve masal gibi bir kitaptı yani inanılmayacak derecede gerçek. Hakan Günday'ın Az'ını okuyormuş gibi hissettirdi bazı sayfalar bu yüzden kitabı daha da sevdim. Beni ve ruh halimi yansıtan bir kitaptı. İyi ki okudum ve iyi ki tanıştık.
"Burası öyle bir mezarlık ki, herkes birbirini isterse görüyor; istemezse, kimse kimseyi bilmiyor."