·487 syf.····Okunma: 30 Mart 2021 23:55 Sodom ve Gomorra, kutsal kitaplarda bahsedilen, eşcinsel ilişkilerinden dolayı Tanrının cezalandırıp yerle bir ettiği şehirler. Günah şehirleri.
Kitap, bir önceki kitabın, Guermantes Taraf'ının kaldığı yerden başlar. Marcel, sosyetede, hedeflediği bir üst salona da ulaşır. Ama artık salon gezmeleri onun için sadece sosyete bireylerini tanımak, onlarla tanıştırılmak değildir. Bir tesadüf sonucu öğrendiği "günah"ın izlerini sosyetedeki bireylerde tek tek arar. Erkeklerin birbirlerine karşı hareketlerini gözler, kadınların birbirlerine davranışlarını inceler. Her hareketi kendince yorumlar ve sosyetede Sodom ve Gomorra ruhunu taşıyan bireyleri görür.
Tekrar gittiği Balbec ise bu gözlemlerin acıya döndüğü şehir olacaktır onun için. Albertine ile hatıralarını tekrar yaşarken, kulağına fısıldananlarla Albertine'in de hareketlerini gözlemlemeye başlar, Gomorra esintilerinin Albertine'in etrafında dört döndüğünü düşünür. O esintiler, kendi içinde fırtınalar kopartır.
Balbec sadece Albertine ile ilgili fırtınaların koptuğu yer değildir. Önceki kitapta tavırlarından dolayı yüreğinde taş üstüne taşlar biriktirdiğini düşündüğüm Marcel, ortamın etkisiyle de olsa gerek, Paris'te ortaya çıkmayan hüzün duygularını geç de olsa Balbec'te bize gösterir. Umursamaz bencil yaratığın bir kalbi olduğunu hissederiz. Kitabın en güzel yeridir kanımca Marcel'in vicdan muhasebesi.
İlk kitapta "Swann'ın Bir Aşkı" bölümünde etraflıca tanıdığımız, sonra da bazı yerlerde adları geçse de fazlaca bilgi sahibi olmadığımız Verdurinler ve müritleri yıllar sonra Balbec'te karşımıza çıkar. Marcel bu salondan da eksik kalmaz. Burjuva sosyetesinin çekişmelerini, günahlarını, salon hayatlarını bize etraflıca anlatır. O anlattıkça, ders sonunda 'bu anlatılanlar sınavda çıkacak mı' diye eşsiz bir soru soran öğrenci gibi ben de düşünür dururum, bunlar nereye bağlanacak diye.
Sosyete bölümleri okuyucuyu test etse de, Marcel'in yaşadığı hisler ile ilgili bölümler kitaba sımsıkı tutunmamızı sağlar. Balbec sosyetesinin paylaşılmazı olan Marcel'in, Albertine'den dolayı yaşadığı duygu dalgalanmaları okuyucuyu sarıp sarmalar. Onun hislerinde kopan fırtınaları okudukça Marcel'in, giderek Swann'laştığını hissederiz..
Serinin 4. kitabı da geride kalırken, sosyetede olanlardan çok Marcel'in duygu dalgalanmaları yaşadığı bölümleri daha çok sevdim. Son 3 kitap . Kitapla. Sağlıcakla.
.
.
.