·459 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Nisan 2021 09:31 Serinin 2. kitabı, evet, daha durgun, sanki daha ağır ilerliyor lakin benim için sürükleyiciliğinden bir şey yitirmedi. Birinci kitapta hakkı çalınmış, eziyet görmüş ve dahası gözünü dünyaya açtığından beri zulme şahit olmuş yoksul ve basit bir köy çocuğu olan Memed'in eşkıyaya dönüşme serüveni okumuştuk. Verdiği mücadelenin nihayetinde amacına ulaşması, Abdi Ağa'yı öldürüp sadece anasının, Hatçe'sinin değil yıllarca sömürülen köylüsünün de intikamını alarak hakkın, hakkı olana verilmesiyle 'mutlu son'a ulaşıldığını düşünen fazla romantik bir Memed'i orada bırakmıştık.
2. kitapta tam anlamıyla düzeni sorgulayan bir Memed'le karşı karşıyayız. Gücün ve zulmün sadece el değiştirdiğini ama köylüsünün, köylülerin, kalabalık kitleleein kaderinin değişmediğini gören, 'bu düzen hep böyle mi devam edecek, öyleyse bu kadar uğraş niye?" diye sorgulayan, gittikçe karamsarlaşan ve karamsarlaştıkça da gözünün önünde yaşanıp giden o kadar eziyete karşın hiç bir şey yapmaya yeltenmeyen Memed. Bakalım serinin geri kalanında ezberlenegelmiş ve maalesef kabullenilmiş bu düzenin değişmesine umut olacak bir şeyler yapabilecek mi?
Memed'in tüm o sorgulamaları, kendini suçlamaları bir yana, bu kitapta Yaşar Kemal KORKU'yu muhteşem anlatmış. Kitlesel, toplumsal ya da bireysel korkunun insana/insanlara neler yaptırabileceğini/ yaptıramayacağını. Korkunun kalabalıkları üstlerine ölü toprağı serilmişçesine sindirdiği, gücü elinde tutanları ise nasıl daha zalim bir hale getirdiğini..
Çok 'yaşadığım' bir okuma oldu İnce Memed 2. Keyif kelimesini kullanmaya içim elvermiyor açıkçası, daha çok öfke ve keder yaşatıyor çünkü.