Bir tren yolculuğunda bir yaşlı amcayla karşılıklı denk gelmiş söyleşiyorduk. hoş sohbet amcayla kitaplardan da konuşmuştuk. simyacıdan söz ettiğimde o da ilginç şeyler söylemişti. kitabı okumuştu belli ki; santiago'nun düşünü ve başında geçenleri anlatıyordu. ama söylediklerinde ilginç olan esas yön, kitaptaki hikayeciklerin ve olayların neredeyse aynılarını içeren islam edebiyatından örnekler vermesiydi. neticede kitabın alıntılarla yapılmış bir derleme olduğunu söylüyordu. hatta -uzun zaman geçti üzerinden- yanlış anımsamıyorsam "vahdet-i vücut" anlayışına yaslandığını bile dile getirmiş olabilir kitabın ana fikriyle.
her neyse; okunası kitaptır efendim.
ayrıca hacı bektaş-ı veli'nin şu dörtlüğüyle de özetlenebilir bir açıdan:
hararet nardadır, sacda değildir.
akıl baştadır, tacda değildir.
her ne arar isen, kendinde ara
mekke'de, kudüs'te, hac'da değildir.