·152 syf.····Okunma: 07 Nisan 2021 22:29 BÜTÜN HAYVANLAR EŞİTTİR
AMA BAZI HAYVANLAR
ÖBÜRLERİNDEN DAHA EŞİTTİR.
Hayvan Çiftliği'ni okumadan önce 1984'ü okuduğumdan olsa gerek- tabi bir de kitapların yakın dönemlerde yazılmasından -birbirlerine çok yakın konuları, harika bir kalemle anlattıklarını düşündüm. Distopik bir dünyada kendi gerçekleğimizi görmek bana Azra Kohen'in "masalla gerçeği ayırt edebilecek okurlara" sözünü hatırlattı.
Orwell'ın henüz iki eserini okumama rağmen kalemine hayran kaldığımı söyleyebilirim. Anlatım biçimi bir o kadar akıcıyken, okuduğunu anlatmakta düşündüren de bir kalemi var. Beni en çok hayrete düşüren ve düşündüren de hayvanların -gerçeklik için düşürsek de insanların- ne kadar zayıf bir hafızaya sahip olduklarını fark etmem oldu. 1984 eserinde de ele aldığı gibi geçmişi elinde tutan şimdiye ve geleceğe hakim olabiliyormuş gerçekten ve geçmiş aslında çok kolay yok edilebilir ya da değiştirilebilir bir şeymiş...
Celal Üster'in de dediği gibi özgürlüklerini savunamayanların ödedikleri bedel ağırdır. Özgürlük, değerli olduğu ölçüde kırılgandır da....
Hayvanlar yönetimi ele geçirince özgür olduklarını düşünmüşlerdi çünkü artık yalnızca kendileri için çalışacak, yaşayacaklardı; bir başkasına hizmet etmeyecek, yani özgür olacaklardı. Ama gelin görün ki insanlar domuzlara, domuzlar insanlara dönüşmüştür...
Okuyan herkesin neden bu denli hayran kaldığını ve tavsiye ettiğini şuan daha iyi anlıyorum ve bende bu kervana katılmaktan mutluluk duyuyorum. İnceleme yazmak, aslında bir şeyler yazmak bayağı zormuş gerçekten. Kafanda binbir kelime, düşünce cirit atarken onları yazıya geçirmek, filtrelemek, düzenlemek asla kafandaki gibi durmuyormuş onu daha net bir şekilde görmüş oldum. Bu konuda yenilikçi fikirlere de daima açığım.
Umarım okur, üzerine düşünür ve çok beğenirsiniz.