Zülfü Livaneli' nin muhteşem kaleminden çıkmış çok iyi kurgulanmış bir eser. Gerçekten değerinin bilinmesi gereken yaşayan bir efsane gibi ve böyle başarılı eserlerin hep yabancı yazarlar tarafından yazıldığı önyargısını kırmamda büyük rol oynayan bir yazar. Bir kitabı bitirdiğinizde yazarı ile saatlerce konuşabilmek isteği olur ya böyle bir eser işte. Anlatım tarzı bana Dan Brown 'u anımsattı. Dan Brown'un Roma'yı Vatikan'ı eserinde tüm detaylarıyla, insana okurken oralarda geziyormuş hissi veren bir anlatımla bu şehirleri tarihi, dini ve mimari yönünden yani bütün yönleriyle ele alıp anlatması gibi Livaneli de İstanbul'u tüm yönüyle ele almış. Orada yaşayan zengin-fakir-sonradan görme, suçlu-suçsuz, her meslekten, bilge-cahil, sultan-köle, hayvan-insan gibi çok geniş karekter tiplemelerinin ağzından anlatmasını okurken bizim kültürümüz, inancımız ve toplum yapımızın başka insanlara aktarılacak olması beni çok gururlandırdı. Karekterlerin iç dünyası iyi bir şekilde okuyucuya aktarılmış ve okuyucuyu bazı sorular üzerinde düşündürmeye itmiş ve aynı zamanda bence yazar düşüncelerini karekterlerin diyalogları aracılığıyla okuyucuya aktarmış. Yakın geçmiş ve uzak geçmişte yaşanan insanlıktan utandıran üzücü olaylar hatırlatılmış. Okunmasını tavsiye ediyorum