·128 syf.····Okunma: 10 Nisan 2021 15:59 Yaşadıkları talihsizlikler sonucu bir araya gelen iki kadın, can yoldaşı olup birlikte tabiatın içinde toplumdan uzak bir adada yaşamaya başlıyor. Biri kız (Virginie), biri erkek (Paul) iki çocuk dünyaya getirmeleri ile birlikte bu iki aile zaman içerisinde birbirlerine çok büyük bir sevgiyle bağlanıyor.
Ne kadar para, mülk, zenginlikten uzak, sadece mutluluk için yaşamak arzusunda olsalarda hayat bu isteklerini maalesef yerine getirmelerine izin vermiyor.
Kitap sadece bir aileyi ya da masum bir aşkı değil, geçmişten günümüze süregelen sınıfsal ayrımları, insani hırsları, paraya, mal, mülk ve güce verilen, verilmemesi gereken önemi de anlatıyor.
Güçlü tabiat tasvirleriyle, ailede çocuklara verilen tek eğitimin dine dayandırılması, yaşanılan her şeyin ilahi bir güç tarafından yaşatıldığına inanılarak, "yüreğin öncelikle ve yalnızca yaşamın tanrısı için çarparması gerektiğini" ifade ederek kitap boyunca yaratıcıdan, manevî güçten bahsediyor.
Ve ölüm.
Yazar ölümünü aslında yoksulluktan, iftiralardan, başkalarının ıstıraplarına seyirci kalma zorunluluğundan kurtuluşu olarak ifade etmiş.
Kitap bende gerek tabiat tasvirleriyle, gerek maneviyatı ve trajik hikayesiyle çok özel bir yer edindi. Kişinin ruhunun ebedi bir huzurla,hırslardan uzak tabiattan ve yaratıcısından gelen sade duygularla yaşaması gerektiğini hatırlatırken, "yaşam yolunda en uzak sınırlara erişebilmiş olan kimseler münzevi yaşama ait sınıflardan çıkar" düşüncesiylede oldukça düşündürdü.