·520 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Nisan 2021 20:24 Herkese merhaba,
Bugün, Jack London’ın İş Bankası tarafından yayımlanmış ve herkes tarafından çok okunmuş eseri Martin Eden hakkında konuşmak istiyorum. İlk olarak eser hakkında genel birkaç bilgi verip ardından bende bıraktığı hissiyat hakkında hasbihal edeceğim.
Martin Eden, Jack London’ın hayatından belli bir kesiti paylaştığı ve bu kesiti kurguyla harmanlayıp okuyucuya sunduğu yarı otobiyografik bir eserdir. Evet kitapta Martin Eden’ın azminden ve yaşantısından etkileniyoruz fakat Jack London’ın yaşantı nasıldır?
Annesinin hamile kaldığını öğrenen babası ailesini terk etmiştir. Bunun üzerine annesi ikinci evliliğini John London ile gerçekleştirmiştir. Buradan da anlaşılacağı gibi; Jack London soyadını üvey babasından almaktadır. İlkokulu bitirdikten sonra kavanoza turşu koymakla çalışma hayatına başlayan Jack London, bir yandan gazetecilik yaptığı bir yandan da fabrikada çalıştığı sıralarda hayali olan tekneyi almak için para biriktirmiş fakat annesi parayı öğrenince elinden almıştır. İkinci para biriktirme girişiminde tekneyi alma hayalini gerçekleştirebilmiştir.
Maddi imkânsızlıklar sebebiyle zor zamanlardan geçtiği sıralarda teknesine binmek için zıplarken düşmüş ve akıntıyla birlikte sürüklenmeye başlamıştır. Dört saat boyunca suda kalmış ve sonrasında hayattaki olumsuzluklar karşısında pes etmemeye, yaşamaya karar vermiştir.
Jack London, ilerleyen zamanlarda iyi bir denizci olmuştur. Fakat maalesef Kolondike Vebasına yakalanarak hayata gözlerini yummuştur.
Hayatına benzer bir kurguyla okuyucuya Martin Eden karakterini sunan London, kalın bir kitap olmasına rağmen akıcı bir eser ardında bırakmış.
Okurken içinde kaybolduğum, beni bu dünyadan uzaklaştırıp Martin Eden’ın dünyasına ışınlayan bir roman oldu. Kafa dağıtmak, dünyadan uzaklaşmak, sürüklenip gitmek isteyenlere tavsiyemdir.