·272 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Nisan 2021 06:25 Mesela herhangi bir gün müthiş bir iç sıkıntısı seni boğar. Hayat sana karanlık, manasız gelir. İnsan, biraz evvel senin zırvaladığın gibi felsefeler yapmaya başlar. Hatta yavaş yavaş onu da yapamaz ve canı ağzını açmayı bile istemez. Hiçbir insanın, hiçbir eğlencenin seni canlandırmayacağını sanırsın. Hava sıkıcı ve manasızdır. Ya fazla sıcak, ya fazla soğuk, ya fazla yağmurludur.
Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan
Son günlerde birçok kişinin bu sözlere çok yakın sözler sarf ettiğine eminim. Havadan sudan konuşsak bile kurban rolüne girip "hep kötüyüz" gibi sunarız kendimizi. Omuzlarımızdan bir yükü atar gibi rahatlarız. Aslında hep de mutlu görünmeyi istiyor, ancak o anda o anımızı sorumluluk almamak için feda ediyoruz. Her şey bizim kötü olmamız için çalışıyordur. Hava ya sıcaktır, ya soğuktur ya da yağmurludur. Güneşli günlere uyandığımızda:
“A hava bu gün çok güzel!” desek de o gün biz havamızda değilizdir.
Sabahattin Ali’nin eserlerinin zamanı yenmesinin birçok nedeni ola...
Zamanı aşmak, zamana tutunmak, bütün zamanlarda yaşamak; her çağın insanına seslenmek...
Ne dersek diyelim, esas olan, insandaki değişmez özellikleri dillendirmektir sanırım. Dîni, milliyeti, cinsiyeti ne olursa olsun, her insanın kendisini bulacağı, dahası her okuyuşunda hem yazarın hem kendinin farklı yanlarını bulacağı metinler yazmak... Sır burada bence...