Puan vermedi·256 syf.····Okunma: 12 Nisan 2021 16:52 Yurdunu Kaybeden Adam, Cengiz Dağcı'nın Korkunç Yıllar adlı eserinin devam kitabı. Korkunç Yıllar'da Ruslar'ın zulmüne uğrayan ve yurtlarından sürülen Kırım halkının acılı geçmişini ve Kırımlı Sadık Turan'ın yaşadıklarını işlemişti yazar. Sadık Turan'ın esirlikle ve işkenceyle geçen yıllarını ve ardından Ruslar'a karşı savaşan Almanlar'ın eline geçişini okuyoruz ilk kitapta. İkinci kitapta savaş tüm soğukluğu ve acımasızlığıyla devam ederken Sadık Turan Türkistan uğruna savaşması bahanesiyle Almanlar tarafından ikna edilir ve komutasına verilen Kırımlı askerlerle Ruslar'a karşı girişilen taarruza hazırlanırlar.
Türkistan uğruna giriştikleri bu mücadelede düşmanlarıyla aynı safta bulunmanın verdiği acı onları yıldırmaz. Kırım'ın selameti için, Türkistan için katlanırlar tüm zorluklara. Fakat Almanlar'ın onlara verdikleri sözün arkasında pek de durmaya niyetleri yoktur. Ruslar ve Almanlar arasındaki mücadelede Ruslar üstün gelmeye başlayınca Almanlar Sadık Turan ve komutasındaki askerlerin elinden atlarını ve silahlarını alıp onları yüzüstü bırakırlar. Türkistan uğruna savaştıklarını sandıklarını bu yolda Kırımlı Türkler bir başlarına kalırlar. Rusların saldırısı sırasında Sadık Turan yaralanır ve tüm bölüğü dağılır. Artık tek başınadır Sadık Turan. Almanya üniformasını üzerinden çıkarıp atar, bir süre bu şekilde yol aldıktan sonra Polonya askerlerine sığınmaya karar verir. Polonyalı asker ona nereli olduğunu sorduğunda verecek bir cevap bulamaz. Canından çok sevdiği Kırım artık yok olmuştur, Ruslar memleketini yakıp yıkmıştır, beraber aynı safta savaştığı Almanlar ise onlara dost görünen düşmanlarıdır. Sadık Turan'ın artık kendini ait hissettiği bir yurdu yoktur. O yurdunu kaybetmiş bir adamdır.
Kırımlı yazar Cengiz Dağcı'nın kendi yurdunun acılarını anlattığı bu romanı savaşın tüm soğukluğunu ve acımazlığını içimizde hissettirir. Artık savunmasız olan yurtları için düşmanlarıyla işbirliği yapmak zorunda kalan binlerce insan oradan oraya savrulmaktadır. Romandan hareketle görürüz ki yurdu kaybetmek öksüz kalmakla eş değerdir. Yurdu kaybetmek insanın başına gelebilecek en kötü şeydir.
Cengiz Dağcı okumanın nasıl bir his olduğunu anlatabilir miyim bilmiyorum fakat her Türk gencinin Cengiz Dağcı okuması gerektiği kanaatindeyim. O anlattıkları ile Türklük şuurunu diriltir adeta.