Bir zamanların, kahve yanı fotoğrafını çekip instagrama atılan populer romanı idi. Amaç "bakın ben edebi bir roman okuyorum, ben okuyorum, ben okumuş, entellektuel , kültürlü birisiyim" mesajını layıkıyla vermekti, muhtemelen bu entelektüel! kitlenin ne yazik ki mevcut bir roman yelpazesi bulunmadığı için, Ece Su'nun elinde dolandirdigi bu romanı görüp tercih (taklit) ettiler. Boyle böyle, okumakla hic alakasi olmayan kisilerin dahi elinde görür olduk bu şaheseri. Belki okur gibi yaptılar, belki sayfalarının az olmasından cesaret alarak gerçekten okudular bilemiyorum, ama neyseki aldılar ellerine, bu roman, amaç instagramda show yapmak dahi olsa, bu kitleye okumuş bir insan olmanin hazzını tattirdigini optimist şekilde umut ediyorum. Muhtemelen bos bir umut ama en azından romanin guzel bir reklamı oldu.
Bu instagram grularini bir kenara itip roman içeriğine gelirsek, gerçek bir edebi eseri elimizde tuttuğumuzu anlarız, eger romanlarda beğendiğiniz kelimelerin altını çizerek okuyan kisilerdenseniz, kalem traşınızıda yaninizda bulundurmayi ihmal etmeyiniz, zira o kalemi ucu cizmekten sürekli tükenecek. Her bir satırda insanin içine işleyen ruhunu okşayan bir cümleye rast gelme olasılığı hic azımsanmayacak kadar yüksek. Tekrar ve tekrar okunası edebi bir eser.