·174 syf.····Okunma: 12 Nisan 2021 16:34 “Ödül” yazarın basılan ilk eseri olması yönüyle ayrı bir öneme sahip. Yazar bu kitabı kendi ülkesi dışında olduğu bir zamanda yazmış. Bu zaman dilimi Hitler’in iktidara yükseldiği ve Alman Komünistlerinin başarısızlıklarını sorguladığı bir dönemdir. 1933’te Gestapo tarafından tutuklanınca yazar ailesiyle Fransa’ya kaçmayı başarır ve kitabı Paris’te yazar. Aynı yıl da kitap basılır.
Romanda sahnemiz küçük bir Alman köyüdür. Aslında kitap başlı başına 1933 seçimlerinde Alman Komünistlerinin neden ağır bir hezimete uğradığının açık bir cevabıdır. Bunun dışında eserde Hitler’in iktidara gelmesinden önce işçi sınıfının siyasi tavırları da inceleniyor.
“Ödül” Alman edebiyatında köy romanı kategorisinde ilklerden biridir. Ana karakter her ne kadar bir şehir işçisi olsa da, “Ödül” köy halkının sorunlarını ele alan bir romandır.
Konuyu kısaca özetlemek gerekirse, Johann adında genç bir işçi açlık yürüyüşü sırasında bir polisi bıçaklar ve şehirden kaçarak köyde yaşayan uzak akrabasına sığınır. Komşular bu adam için konan ödülü öğrenseler de onu çeşitli sebeplerden dolayı ihbar etmezler. Ancak nihayetinde Johann çok yakın bir arkadaşının ihanetine uğrayacaktır.
Roman Johann’ın köye gelişiyle başlar ve köyden ayrılışıyla da biter. Ancak olaylarda bir merkez noktası yoktur. Köylülerin günlük yaşamlarına dair pek çok alt olay asıl konuyu gölgede bırakıyor. Bu alt olayların ana konuyla hiçbir bağlantısı olmasa da yazar burada okura bu insanların sosyal ve ekonomik sefaletini göstermeye çalışıyor. Ancak böyle olsa da ortada ana konu olmayınca ben şahsen kimin hikâyesini okuduğumu çok karıştırdım, olaylar da birbiri üzerine binince kitabı genel olarak anlamada çok sıkıntı yaşadım.
“Ödül” aslında bir sosyalist edebiyat ürünü olarak Komünist bir eğilime sahip. Ancak hal böyleyken Komünistler ve ana kahramanımız önem olarak ikinci sırada. Ön plana daha çok çıkan bir şey varsa o da köy insanının yoksulluğu, çaresizliği ve onların Ulusal Sosyalizmi neden savunduklarıdır. Yazar kitabında özellikle Komünistlerin köy nüfusu üzerinde çok az etkilerinin olduğunu ve Hitler’in iktidara gelmesinde ne kadar yetersiz kaldıklarını gösteriyor. Enflasyon yüzünden çiftçiler daha iyi yaşam koşulları, yiyecek ve iş umuduyla yüzlerini Nazilere çevirmişlerdir. Yazar pek çok farklı türden insanları tasvir ederek onların Nazi Parti’sine katılmalarına bir açıklık getirmeye çalışıyor. Yani olayları, yaşamı onların gözünden görmeye çalışarak bu partiye neden destek verdiklerini açıklamaya çalışıyor. Kitap bu yönüyle aslında bir itiraf niteliği de taşıyor.
Kitap hakkında benim kişisel görüşlerim ise pek de olumlu değil. Az önce de bahsettiğim gibi belli bir olayın olmaması okumayı çok zorlaştırıyor. Hiçbir karaktere kendinizi yakın hissedemiyorsunuz, üstelik tasvirler de oldukça zayıf kalıyor. Ortada dağınık, tatsız, tuzsuz bir kitap var. Çeviriyi de hiç beğenmediğimi ilave edeyim. Tüm bunlar beni kitaptan fazlasıyla soğutan sebepler oldu.