Puan vermedi·118 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Nisan 2021 22:10 İnsanoğlu evrende var olmaya başladığı ilk andan bu zamanda kadar bir çok konuda inanılmaz gelişimler kat ederek bugünlere geldi ve var olduğu müddetçe de kat edeceği çok daha yol var önünde.
Bilim, sanat, felsefe, tıp vb. aklınıza gelen bir çok alanda geçen milyonlarca yıl içerisinde yol alabilsek de yol alamadığımız ya da yeteri kadar yol alamadığımız şeylerden birisi düşünce özgürlüğü ve bunun ifade edilişidir. Buraya kadar yazdığım kısmın kitapla direkt bağlantısı olmasa da bunu yazmamın sebebi şudur, bir çoğunuzun bildiği üzere yazar romanının ilk yayınladığında ismini saklamıştır.
Düşünce ve fikir belirtme özgürlüğünün olmadığı bir ortamda gerek bireysel gerekse toplumsal sorunların çözülemeyeceğini düşünüyorum.
İdam cezası da bunlardan birisi. Nitekim idam da yüzyıllardan beri tam olarak çözülemeyen toplumsal sorunlardan birisi olarak halen karşımızda durmakta.
Kitabımızın konusu hepimizin malumu olduğu gibi idam cezası. Hugo ölüm cezasına çarptırılan bir mahkumun cezası infaz edilmeden önceki son günlerini kendi bakış açısıyla ve çok da çarpıcı bir şekilde okuyucularının gözleri önüne seriyor.
Üzerinde bu kadar baskı hissetmese belki çok daha farklısını da yazardı, ya da söylemek istediklerinin sadece bir kısmını söyleyebildi kitapta bilemiyorum.
Kitabın benim için önemi, Hugo'nun bir aydına yakışacak şekilde bu denli önemli bir olayı gündeme getirip çok ciddi ses getirmesidir.
Ayrıca idam edilecek birisinin toplum tarafından sanki bir tiyatro oyunu ya da konser izleniyor gibi eğlenceli şekilde izlenmesi de toplumsal duyarlılık noktasında insanoğlu olarak kat edemediğimiz durumlardan birisi diye düşünüyorum.
Kitabın benim açımdan en can alıcı kısmı ise, mahkumun idam edilmeden önce son kez kızı ile görüştüğü kısımdır ki gerçekten çok etkileyiciydi.
Herkese keyifli okumalar dilerim.