Marie Lu- Warcross/ Kitap yorumu
Çıktığından beri okumak istediğim ama sürekli ertelediğim bir kitap Warcross. Ertelediğime hem pişmanım, hem de öyle bir son üstüne uzun süre beklemek zorunda kalmadığım için mutluyum.
Arka kapağındaki yorumlardan birinde şöyle diyor; “Planlarınızı iptal edin çünkü Warcross’u bitirene kadar elinizden düşüremeyecksiniz. Bağımlılık yapıyor, hızla ilerliyor ve sizi tamamen içine çekiyor.”
Gerçekten de çok doğru bir yorum.
Kitap bana Dashner’ın “Oyun Ustası” serisini anımsattı. İkisi de oyunlarla ilgili. Sadece Oyun Ustası serisinde tabutlarınız var ve tabutlar sayesinde oyun platformuna geçebiliyorsunuz. ♟Warcross’ta ise bu işlem gözlüklerle sağlanıyor. İlerleyen sayfalarda ise gözlüklerin daha da geliştirildiği ve lenslere geçildiğini görüyoruz.
Hayatının en kötü noktasında olduğunu düşündüğü bir anda, normalde başarılı bir hacker olmasına rağmen bir kerelik hackleme işlemini yanlış gerçekleştirmesi sonucunda Warcross oyununun yaratıcısı olan Hideo tarafından görüşmeye çağrılan başkarakterimiz Emika. Böyle muhteşem ve eksiksiz bir dijital platformda bulunan bazı sorunları kimin oluşturduğunu bulması isteniyor ve böylece bir yolculuğa çıkıyoruz. Bunları yapan kişi Sıfır adını verdikleri biri. Peki ama kim bu Sıfır? Hideo’dan ve yarattığı sanal alemden ne istiyor? Şampiyonalar, düellolar. Muhteşem ama muhteşem bir kitap.