Kitap, şatafatlı yaşamından bir gün çekip alınan Madame de Prie'nin Fransa'dan sürgün edilmesiyle başlayan trajik hayatı, tekrar Fransa'ya dönmek için çırpınışları ve kendisini bekleyen kaçınılmaz sonu konu alıyor. Aslında ölmek istemiyor fark edilmek, eskisi gibi ciddiye alınmak istiyordu .Bana Oğuz Atay'ın Tehlikeli Oyunlarındaki, '' Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor'' cümlesini hatırlattı. Öleceği 7 ekim gününü bekleyen Madame de Prie'nin ölüm haberi sandığının aksine ses getirmedi ve televizyondaki altyazıların geçmesi gibi tarihin tozlu sayfaları arasında yok oldu. Zweig' ın dediği gibi, çünkü insanlık tarihi davetsiz misafirlerini sevmezdi;kahramanlarını kendi seçer, ne kadar usandırıcı çabaya girerlerse girsinler hakkı olmayanları acımasızca geri çevirirdi;talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen kişi, arabaya bir daha yetişemezdi