Frankenstein, okumayı çok uzun süredir istediğim ama bir türlü okuduğumda gerçek değeri veremeyecekmişim gibi hissettiğim kitaplardan biriydi. İlk bilim kurgu romanı sayılan bu kitabı okuduğunuzda olayın sadece bilim kurgudan ibaret olmadığını kolayca fark edebiliyorsunuz. Kitabın arka kapağında da geçen “Sevgi uyandıramıyorsam, korku salacağım.” sözünden kitabın psikolojik-sosyolojik tutumlara da değindiğini anlayabiliyoruz. Kesinlikle okunması gereken bir eser olduğunu düşünmekle birlikte bu kitabın birçok kişi gibi bende de bıraktığı soru işareti ‘Gerçekten ölülerden bir canlı yaratabilir miyiz?’ aksine ‘Hiçbir topluma kabul etmediğimiz varlıkların o toplumlardan katliama kadar gidecek yolda her zerreleriyle nefret etmesi gerçekten de olası mıdır?’ sorusu oldu. Sadece tasvir edilen iğrençliğe değil bunun arkasındaki nedenlere de dikkat edilerek okunulması gerektiğini düşünüyorum.