·79 syf.····Okunma: 17 Nisan 2021 20:10 Gogol’un okuduğum her yeni hikayesinde altını çizdiği özelliklere, seçtiği kelimelere ve yerlere daha da aşina oluyorum. Sanırım sınıf ayrımına yaptığı göndermelerden sonra yazarın en sevdiğim özelliği; hikayelerinde ne zaman ne olacağını kestiremiyor oluşum. Tipik bir ters köşe mantığından söz etmiyorum. Game of Thrones gibi, kitabın ortasına kadar iç içe geçtiğiniz bir karakter, hiç beklemediğiniz bir anda 3 cümle içinde ölebiliyor, belki de hiç var olmamış oluyor. Bu da Gogol’u benim için alışılmışın dışına çıkarıyor.
Neva Bulvarı kitabını Koridor Yayıncılık’tan okudum. Bu baskısında Gogol’un iki hikayesi bulunuyor. “Neva Bulvarı” ve “Fayton”. Kitaptan önce yayıneviyle ilgili yorum yapmam gerekirse; bu yayınevinin bez ciltli kitapları, gerçekten şık ve kondisyonuna göre sahiden çok uygun fiyatlı. Pek tabi bu fiyat performansın dengelenmesi için bize negatif bir dönüşü de yok değil. Bez ciltli seriden yaklaşık 8-9 kitap okudum ve her birinde yayınevine iletmek üzere 15-16 tane yazım hatası işaretledim. -hiç birini hata bulmak üzerine okumadım, yani bu sayı sadece gözüme çarpanlardan oluşuyor.- Uzun lafın kısası kitaplığınızda bulunması için alabileceğiniz bir seri; ancak okumaları bu seriden yapmanızı öneremeyeceğim.
Hikayelere dönecek olursak ilk hikayemiz Neva Bulvarı -bazı basımlarına göre Neva caddesi- okuyucuyu Petersburg’un önemli bir simgesi kabul edilen gerçek adıyla “Nevski Bulvarı”nda bir gezintiye çıkarıyor.
Bir kaç bilgi: Petersburg'un ilk günlerinden beri var olan bu bulvar tarihinin ilk yıllarında Novgorod Antik Kenti'ne giden yolun bir başlangıcıymış. Cadde adını yolun doğu bölümünün sonunda yer alan Alexander Nevsky Lavra anıtından alıyormuş. Prens Aziz Alexander Nevski, 1703 yılında St. Petersburg'u kurduktan sonra bu bulvarı yaptırmış. Erken Sovyet yıllarında (1918-1944), Nevski Bulvarı'nın adı Sovyet sanatsal örgütünün onuruna "Proletkult Caddesi" olarak değiştirilmiş. Proletkult hareketinin sona ermesinden sonra bu kez Ekim Devrimi'ne atıf olarak "25 Ekim Bulvarı" olarak değiştirilmiş. Nevski Bulvarı günümüzde de Sankt-Peterburg'un en işlek caddesiymiş. Şehrin alışveriş ve gece hayatının büyük çoğunluğu bulvarın üzerinde ve yakınlarında yer almaktaymış. Yani bu cadde Petersburg’un İstiklal/Bağdat caddesi diyebiliriz. Gogol bizi müthiş betimlemeleriyle Neva Bulvarında gezdirirken, bir yandan da alıştığımız hikaye anlatıcı tavrı ile iki ana karakterimiz ressam Piskarev ve Üsteğmen Pirogov’un sonu hüsran aşk hikayelerine tanık ediyor. Gogol hikayenin içersinde size yine “haydaaaa” dedirtmeyi ihmal etmiyor. Yine de okuduğum diğer Gogol hikayelerinden daha softtu. Açıkçası üsteğmenin hikayesinin sonu beni tam anlamıyla tatmin etmedi, fazla minimal ve biraz sıradan buldum. Çarlık Rusya döneminde yaşanan sınıf çatışmalarına göndermelerine ise söyleyecek lafım yok, her zamanki gibi çaktırmadan mesajını vermiş Gogol. “Fayton” hikayesi ise kısacık ve çerezlik. Formu daha mizahi; ama kısacık hikayenin sonunda benim taşralı toprak sahibiyle birlikte içim sıkıldı, bu da benim için hikaye başarılı demek oldu.
Her halükarda önemli bir kalemden çıkmış, yarım saat/bir saat gibi bir zamanda bitirebileceğiniz bir kitap. Mutlaka öneriyorum.