Kelimelerle oyun oynuyordu. Cümleler boyunca kelimelerle oyun oynadı. Kitap boyunca da cümleleri oynattı resmen. Satır satır işledi zihnimin dehlizlerine. Dönüp durdum satırların arasında. Koyduğu noktaya bile anlam yükledim neredeyse. Cümle nerede bitti, nerede başladı, ne demişti, ne diyecekti diye diye çarpılmış bir halde okudum bu kitabı.
Olay örgüsü kurmadan, diyalog yazmadan sadece betimlemelerle, geriye dönüşlerle ve kelimelere yüklenen o muazzam anlamlarla bu kadar güzel bir roman yazabilmek.
Her biri bir cümle nihayetinde; ama o cümlelerin ağırlığı altında ezilmeden bu romanı bitirmek çok da mümkün görünmüyor. Tek kelimeyle dil ustası.
Okuduğum ilk romanı yazarın. Umarım ve galiba eminim, diğer eserleri de aynı tadı verecektir. Bir bağlanma hissederek bitirdiğim ender romanlardan.
Sen Irmak Zileli, iyi ki varmışsın...