·400 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Nisan 2021 23:29 Herkese Merhaba....
Bu gün sizlere Giryan kitabı ile geldim. Emirhan Bikeç kalemi ile tanışma kitabımdı ve ben yazarın kalemine hayran kaldım. Yaptığı betimlemeler o kadar muazzam ki neredeyse bütün kitabın altını çizdiğimi söyleyebilirim. Okurken gözyaşlarımı durduramadığım çok zaman oldu ama yine de kitabın teşekkür kısmında döktürdüğü yaşlar için özür dileyen yazarımı affediyorum. Affetmenin aşkın en güzel yanlarından biri olduğunu, bazen gidenin gitmek zorunda kaldığı için gittiğini , anneliğin herşeyden yüce olduğunu ve mutluluğun yaşanılan bütün acıların sonunda kapımızı çalacağını bizlere bir kez daha hatırlatan yazarımıza teşekkür ediyor kitabı hepinize tavsiye ediyorum...
Gelelim konusuna;
Saye ve Alparslan birbirini çok seven ama birbirinden ayrı kalmak zorunda olan iki insan.
Alparslan sevdiği kızı terk ettiğinde kalbini de onunla bırakarak gitmişti.
Saye sevmeyi öğrendiği adam tarafından terk edildiğinde birdaha ayağa kalkamayacağına emindi.
6 yıl sonra...
Saye öğretmenlik yaptığı müzik okulunda karşısında Alparslan'ı gördüğünde dünyası başına yıkılır. Ona olan sevgisinin azalmadığının ama öfkesinin de sevgisi kadar fazla olduğunun farkındaydı.
Alparslan yaşadığı bütün zorlukları sevdiği için geri de bırakmış ve ona geri dönmüştü.
Saye en yakınındakilerin yaptıklarından habersiz sadece Alparslan'ı suçlarken gerçekler bir bir ortaya çıkmaya başladı.
Alparslan yıllar önce Sare'yi neden terk etti?
Saye sevdiği adamı affedilecek mi?
Peki ya Alparslan'dan sakladığı sır?
Birbiri için atan iki kalp yeniden birleşebilecek mi? Yoksa birbirlerinden ayrı mı düşecekler? Öğrenmek isteyenlere keyifli okumalar dilerim...."
Alıntılar;
Eğer acı çekiyorsan, bu acıyı erteleme. Ertelenmiş acıların yıkımı daha büyük olur. Bırak yansın canın. Gerekiyorsa düş olduğun yere ama öyle bir kalk ki oradan, çektiğin tüm acılara değsin dimdik duruşun.
Meğer gitmenin acısı, giden gittikten sonra hissediliyormuş, o gittiğinde anladım.
En acısı da bu ya zaten, tırnağı kırılsa canından can gidecek ama kalbin yerinden sökülse dönüp de bakmayacak sana.
İnsan kendinden gitmeye kalkışana elini uzatırsa, kendine haksızlık etmiş olmaz mıydı?
İnsan her zaman yaşadıklarını unutmak ister, kendine bunları yaşatanı değil.
Kim kırdıysa seni, affet onu içinde. İçinde affedemediğini, aklından silemezsin kızım.
Bazen en sevdikleri bile zehir olabilirdi insana.