Gönderi

Puan vermedi·264 syf.··
2021 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2021 02:09
İlk defa bir kitaba karşı ne hissettiğimi, ne düşündüğümü tam olarak bilmiyorum. Genelde bir kitabı ya seversiniz ya sevmezsiniz ama bu kitabı ne sevdim diyebiliyorum ne de sevmedim. Ne iyi ki okumuşum diyorum ne de keşke okumasaydım. Neredeyse her sayfasını irkilerek; insan bu kadar da kötü, vahşi ve cahil olamaz diye düşünerek okudum. Gönlüm anlatılanların gerçekten yaşanmış olmamasını dilese de maalesef gerçeklik payı olduğunu da biliyorum. Kitabın konusu tahmin edildiği gibi savaş. İkinci dünya savaşı sırasında, altı yaşında bir çocuk Yahudi olduğu için öldürülmesin diye ailesi tarafından Almanya'dan Polonya'ya gönderilir. Savaş boyunca çocuk onlarca yer değiştirmek, köy köy gezmek zorunda kalır. Gittiği her köyde sarışın ve mavi gözlü insanlar arasında kara saçlı ve kara gözlü olduğu için eziyet görür, dışlanır. Köylüler onun büyücü bir çingene veya Yahudi olduğu için uğursuzluk getirdiğine, ölüm taşıdığına inanırlar. Kapı gıcırdamasından, rüzgar esmesinden bile onu sorumlu tutarlar. Küçük çocuk da zamanla lanetli olduğuna inanır, rüyalarında bile sarı saçlı ve mavi gözlü olduğunu görür. Cahil ve acımasız insanlar arasında ordan oraya savrulur. Kitap roman olsa da gittiği her köy, yanında kaldığı her aile ayrı bir bölüm olarak anlatıldığı için sanki roman değil de farklı farklı öyküler okumuşum gibi hissettim. Hikaye okumayı hiç sevmeyen biri olduğum için kitabın bu yönünü pek sevemedim. Okumadan önce konusunun savaş olduğunu biliyordum ama alışılmışın dışında bir savaş anlatımı var. İnsanların duygularına hitap edip gözyaşlarının akmasına sebep olmaktan ziyade midesinin kaldırmayacağı, aklının alamayacağı olaylara ağırlık verilmiş. Ben savaşın insan psikolojisi üzerindeki etkisini; arkadaşlıkları, aileleri nasıl değiştirdiğini duygusal bir dille anlatan kitapları tercih etsem de bu kitap daha çok duymak istemediğimiz, sanki hiç yaşanmamış sandığımız vahşeti anlatmış diyebiliriz. Bu yüzden de normalde iki güne bitebilecek bir kitapken bir günde en fazla 20-30 sayfayı okuyup sindirebiliyor insan ( bende böyle oldu en azından). Anlatılanlar o kadar rahatsız edici ki yarıda bırakmayı düşündüm ama sonra merakıma yenik düşüp yavaş yavaş da olsa sonuna kadar okuyabildim. Okumak isteyenler de bunu göz önünde bulundurarak okumalı bence. Keyifli okumalar.
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
·
108 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.