Boyalı Kuş

Jerzy Kosinski
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 29 dk.
Sayfa Sayısı:
264
Basım Tarihi:
Kasım 2018
İlk Yayın Tarihi:
1965
Yayınevi:
E Yayınları
Orijinal Adı:
The Painted Bird
Orijinal Dil:
İngilizce
Orijinal Ülke:
Amerika Birleşik Devletleri
ISBN:
9789753900690
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·264 syf.··
2022 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2022 04:42
"Köylülerin en gözde eğlencelerinden biri yakaladıkları kuşun tüylerini rengârenk boyadiktan sonra sürüye katılması için gökyüzüne salmakti.Parlak renklere bulunan kuş sürünün bir parçası olmanın güvenine sığınmak için hemcinsleriyle buluştuğunda diğerleri bu boyalı kuşları kendileri için tehlike addederek aninda saldırıya geçer,gagalariyla parçalayıp canını alırlardı."s:251 2.dunya savasi sırasında ailesinin yaşama şansını artırmak için, bir köylüye teslim ettigi altı yaşındaki çocuğun hikayesi.Ama ne hikaye.Sadece saç ve ten renginden dolayı yaşadığı,tanık olduğu vahşi, acımasız,gaddarca,insafsızca olaylar.Okurken"Hayır,daha fazlası olmasın,bilmek istemiyorum"diyerek okuyorsunuz geri kalan hikayeyi.Cehalet,batıl inançlar her şeyin dahada kötü olmasına sebep oluyor.Sadece oyun oynarken düşüp dizi kanadigi için acı çekmesi gerekirken,yaşadıkları ve gördükleri insan olan için çok fazlaydı.Ve sonuçta o çocuk sadece intikam istedi.Kesinlikle okumaya değer bir kitap.Kitap hissettirdikleri bakımından çok ağır geliyor.Yazar,ne kadar inkar etsede kendi otobiyografisiydi. Yazarın kendi ideolojik düşüncelerini, duygusallığı kullanıp okuyucuya empoze etmeye çalışmış.
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 13:51
Savaş sırasında ailesinden kopan küçük bir çocuk, köy köy dolaşırken insanların zulmüne, dışlanmasına ve şiddetine maruz kalır. Öteki olduğu için her yerde nefret görür. Tıpkı boyalı bir kuş gibi kendi türü tarafından reddedilir. Savaş bittiğinde ailesine döner ama yaşadığı travmalar onu bambaşka bir insana çevirmiştir. Savaş bitip ailesine döndüğünde ise en ağır gerçek ortaya çıkıyor, bazı yolculuklar insanı eve döndürür, bazıları insandaki evi yıkar. Çocuk geri dönüyor ama içine dönemiyor. Bu hikâyede savaş, bir dekor değil; insanların içindeki karanlığı ortaya çıkaran dev bir projektör. En çok da çocuğun “yabancı” oluşu tetikliyor o karanlığı. Bir çocuğun, sırf farklı göründüğü için bu kadar nefret görmesi… İşte asıl yumruk buradan geliyor. Çünkü okurken fark ediyorsun, insan kötülüğünü en çok savaş değil, önyargı büyütüyor. Kırılganlığın, yalnızlığın ve insanın karanlıkta bile hayatta kalma çabasının hikâyesiydi. Okurken canım acıdı ama iyi ki okudum dedim. Çünkü bazı kitaplar insanı rahatlatmak için değil, insanı insanla yüzleştirmek için vardır. Bu hikâyede savaş yok; insanlığın karanlık tarafı var. Kötülük öyle büyük bir canavar gibi gelmiyor tam tersine, en sıradan insanların en sessiz anlarında ortaya çıkıyor. Ve en acısı da şu, bir çocuğun gözlerinden bakıyorsun tüm bu çirkinliğe. Daha on yaşında bile değil ama dünyanın bütün pisliğini sırtında taşıyor.
Edebiyat
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
Milyonlarca çocuktan biri...
9/10
·264 syf.·
2023 79. kitabı
Tüm dünyanın bildiği ama kimilerinin basit ve olağan bir şeymiş gibi gördüğü, Nasyonel Sosyalizmi anlatan kitaplardan biri ile daha tanışmış oldum. Yazar Jerzy Kosinski , bu kitabından dolayı kendi ülkesi de olmak üzere bir çok yerden tepki görmüş, tehdit almış, iftiraya uğramış ve doğruyu söylemenin bedelini fazlası ile ödemiş. Nazilerin zulmünden kaçan aile, çocuklarını koruyabilmek adına bir kişinin aracılığı ile çocuklarını köyde yaşayan bir kadının yanına gönderirler. Yaşlı kadının kısa sürede ölmesi neticesinde, zor demenin çok basit kaçacağı, değil 7 yaşında bir çocuğun yetişkin birinin bile Üstesinden gelemeyeceği olaylara, şiddete, işkenceye maruz kalan, sırf ten,saç ve göz rengi koyu diye çingene ilan edilen ( ki çingene olmak da insanlık dışı yaşamaya sebep değildir) lanetli kabul edilen bir çocuğun hikayesi. 11 yaşına kadar kaç köy değiştirdi,kaç kişiye sığındı, kaç şeytanla boğuştu bir yerden sonra takip edemedim. Çocuğunu seven hiç bir anne baba çocuğunun kötü bir hayat sürmesini, bundan da öte ölümüne şahit olmayı istemez. Çocuklarının hayatını kurtarmak adına yaptıkları tercih yerine birlikte ölmeyi göze alsalardı daha iyi olurdu ama bunu kim bilebilirdi. Yıllarca süren işkenceli, sevgisiz hayatın içinde zavallı çocuğa yardım eden, onu biraz da seven sadece 4 kişi oldu. Onca insanın içinde vicdanı, merhameti olan sadece 4 kişi. "O sadece küçük bir cocuk" diye avaz avaz bağırmak istediğim, okurken yer yer insan olmaktan utandığım, boğazım düğüm düğüm okuduğum bir kitap oldu.
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
9/10
·264 syf.··
2022 42. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2022 17:29
BOYALI KUŞ/ JERZ KOSINSKI "... muhtemelen başka çocukların olan oyuncaklarım gelirdi aklıma." Hayallere kurşun sıkılır mı? . Bir savaşı anlamak ister misin? O korkunç tabloyu iliklerine kadar hissetmek , bazen nefesinin tutulması, bazen yüreğinin daralması, yani kısacası seni darmadağın edecek bir kitabı okumak istersen işte o, bu kitap. . Gerçek bir hikaye, ailesinin ikinci dünya savaşının başlamasıyla birlikte çocukları JERZ KOSINSKI yi korumak amacıyla bir köye göndermesiyle başlar bu acıklı serüven. Bir çocuk neler yaşayabilir , kitabın her sayfası bir önceki sayfanın acısını aratıyor resmen. Ne dersem diyeyim kelimelerle anlatamam bu acı yığınının tek zerresini . İçimizde bulunan o canavarın imkan verildiğinde neler yapabileceğini göreceksiniz. İnsan, pek de insan değil aslında. . Kitabın sonundaki şu konuşma beni bitirdi. Jerz'in, savaşı yaşamış ve ailecek görmüş olan arkadaşının kitap hakkındaki yorumu şu şekilde. " Bu kitap benim ve akrabalarımın savaş sırasında çektikleri eziyetin yanında pastoral bir hikaye gibi kalır." Diyerek eleştirmiştir. . Kitabı okurken birçok kere bırakmayı düşündüm, yani psikolojik olarak hazır değilseniz, ya da fazla duygusalsanız okumanızı tavsiye etmem. Kitabı 18 yaş üstü ve psikolojik olarak gerçek bir savaşta neler yaşanacağını apaçık göremeye hazır olan arkadaşlar okumalı. . Küçük bir not. Bu kitabı bugün paylaşmamın bir diğer önemi, bugün yazarın ölüm yıldönümü olması. Kendisi bu yaşadıklarını atlatamayarak 3 Mayıs 1991 günü intihar eder ve şu notu bırakır. "Her zamankinden daha uzun bir süre uyuyacağım. Buna sonsuzluk deyin."
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
“THE PAINTED BIRD...”
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2022 23:59
Nedendir bilemiyorum, II. Dünya Savaşı, Soykırım, Yahudiler konulu kitaplar olunca dayanamıyorum. Bu da okuduğum onlarca aynı türden kitaplardan biri olsa da; üzülmeyi, sinirlenmeyi, kızmayı her şeyi bir kenara bırakıp elime alıp yine okuyorum.. Kitabın baş kahramanı 6 yaşında bir çocuk ve ailesi onu savaştan korumak ve güvenliği için köye bir bakıcının yanına gönderiyor. Tabii bu arada savaş oldukça büyüyor. Yanına yerleştiği dadı, çocuk yanına geldikten 2 hafta sonra vefat ediyor. Kimse çocuğu istemiyor. Çingene ve Yahudi olduğuna inanıyorlar. Çocuk ise kendi ayakları üzerinde durarak, oradan oraya savruluyor. Yaşadığı aklın ve mantığın bile kabul edemediği olayların gerçek hikayesi.. Çocuk kendisine şunları sorguluyor kitapta: Farklı bir saç ve göz rengiyle nasıl bir üstünlüğü olabiliyordu bazılarının diğerlerine karşı? Çocuk burada kendini, yerlisi olduğu ülkesinde nasıl bir yabancıya dönüştüğünü anlatıyor bizlere. İster kana bulanmış bir kuş olarak düşünebiliriz onu, ister ten renginin farklılığından doğan bir Boyalı Kuş gibi.. Boyalı Kuş , yazar Jerzy Kosinski ‘nin ilk ve en ünlü eseri. Yazarın kendi başından geçen olaylardan esinlenerek kitabı yazdığı aşikâr. Gözünüzün önünde sahneler film şeridi gibi canlanıyor, tüm ruhumla ağladım...
II. Dünya Savaşı - Yahudi Soykırımı
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
7/10
·256 syf.··
2018 8. kitabı
İnsanların çevresine yapabileceği vahşetin sınırı nedir ? İnsanların çevresine göstereceği sevgi ve merhametin sınırı nedir? İkisinin de sınırı yok her halde. Peki insanları vahşet veya sevgi davranışlarına iten sebepler neler olabilir? Çok cevabı var bu sorunun. Biraz daraltalım o zaman. Beş yaşında kız çocuğuna tecavüz ederek ölümüne sebep olan insan müsveddesi nasıl o hale gelir... ? Sadece “ savaş” ve ya “ cinnet” açıklayabilir mi böyle bir insanlık suçunu? Sorularla başladık incelemeye. Kitabı okurken bende oluşan sorular bunlar. Kosinski’nin Boyalı Kuş kitabı çok tartışıldı ya, hep aklımdaydı okumak. Ankara kitap buluşması da vesile oldu, okuduk. Ne okuma ama, kaç kere kitabı elimden bırakıp şöyle bir nefes aldım bilmiyorum. Okumanın zorluğu yazımından değil anlatılandan. Okuyucunun zihninde ve vicdanında büyük yaralar açarak ilerliyor kitap biri biterken diğeri başlıyor şiddetin, zor iş bu yaralarla okumaya devam etmek. Kosinski tartışmalı bir yazar, kimisi roman otobiyografik dese de kimisi çoğunun kurmaca olduğunu söylüyor. Zira anlatılanlar yenilir yutulur türden değil, büyük ithamlar var Avrupa’lı uluslara. Kitapta hiç yer ismi verilmese de buraların Alman sınırı ve Polonya olduğu biliniyor. Haliyle de yalanlanıyor anlatılanlar ve yazara saldırılar yapılıyor. Kim haklı kim haksız bilmiyorum ama bildiğim savaşın çok kötü bir şey olduğu. İkinci Dünya savaşı gibi çok güçlü ve sarsıcı bir savaşın içinde 6-7 yaşlarında güçsüz ve biçare çocuğun, köylerde ve dağlarda hayatta kalma mücadelesinin anlatılması ve bunların otobiyografik izler taşıdığının ima edilmesi çok manidar aslında. Boyalı kuş romanının yaşanmış veya kurmaca olduğu İkinci Dünya savaşında milyonlarca masum insanın işkence gördüğü ve öldürüldüğü gerçeğini de değiştirmiyor. Sistematik olarak
Edebiyat
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
Boyalı kuşun kanadındaki bir tüyüz, hepimiz.
10/10
·256 syf.·
2018 13. kitabı
Boyalı kuşun varolma mücadelesi desem eksik olur fakat bir şeyler anlatır yine de. Bir hayatı anlamak için bir fragman belki de.. Savaş yıllarında dilsiz kalan yazar gibi boyalı bir kuşa,saldırıyı yapan türdaşlarının düşmanlığını hangi sözcük bize ifade edebilir? Kamus eskidi. Yeni sözcükler boşluğu dolduran yankı gibi ulaşmıyor bir türlü varmak istediği yere. Anavatanında ötekileştirilen simalar uzak değil nedense. Savaşın kazananı var mı sahi? Çocuklar? kadınlar? gençler? yaşlılar? Savaşta canlarıyla ödeyen erler? Çiftçiler? Köylüler? ... Her sayfası bedel ödenerek yazılmış . Eserindeki çocuk gibi hırpalanarak geçen bir ömürden 'insan' olarak kalabilen boyalı kuşun çığlığını duydum, yazarın satır aralarındaki boşlukları okurken. Savaş insanı dilsiz bırakır. Kadınlar ve çocuklar yaşamın adıyken savaş, hoyrat eliyle yok eden sistemli, öldürücü, boğucu bir kuvvete dönüşür. Tüm renkleri soluk bırakan savaşın bu soğuk etkisidir. Boyalı kuş, ötekileştirmenin yok saymanın adıdır aslında. Boyalı kuş, savaşta kışkırtıcıların hedefidir. Boyalı kuş,insan vahşetine maruz kalan 'öteki'dir. Sürüden uzaklaşması gerekir. O sürüden değildir. 'Ben de sizdenim, aynıyız!' diyen kuşun yakarışlarının duyulmayışı gibi ve ilkel öldürme dürtüsünün maruz kalanıdır. Boyalı kuş, altı yaşındaki Çingene bir çocuğun tanıklığı oluyor. Ari üstün bir ırka mensup olanların asla kabul etmeyeceği 'hedef' oluyor. Savaş toplumlarında cehaletin seyri değişmez. Batıl inançlar, didişmeler, particilik ve kadın bedeninin mülk edinme aracına dönüşmesi.. İkinci dünya savaşı yıllarında savaş vahşetini anlatan yazar, o dönemin kartpostalını elimize tutuşturur. Gerçekte yaşananlar elbetteki anlatılanların yüzde beşi bile değildir, ama yine de rahatsız eder. Rahatsız edici bir etki ile kitabı okurken soluğum
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2018 28. kitabı
Olaylara bizzat şahit olmuşçasına hayretimi zorlayan,Kosinski'nin girdapsız ve helezonsuz anlatımıyla birlikte,insanın insanlık sınırlarına geri dönüşü olmayan deneyimler yaşatan kurguydu elbette.Bir çocuğun gözüyle anlatım yerini bulmamıştı diyen arkadaşlara,o masumiyeti,şaşkınlığı ve dehşeti derinden hissettim diyebilirim.Ve hattâ belki bu yaşananların bir kısmının bizzat yazarın bilinçaltından gelen gerçek öğelerle kaleme alındığı o kadar aşikâr ki,biyografisi hakkında biraz fikri olan herkesin iliklerine kadar hissedeceği bir hakikât bu. Zorlukla okunan ilk ve orta bölümleri hazmetmek, kitap okunduktan yıllar sonra dâhi mümkün olmayacak sanıyorum.En unutulmaz yanı da, dimağımızı kanatan sahnelerin bizzat yaşanmış olması ihtimali. Köylerde sözüm ona,yaşamlarını sürdürmeye çalışan köylülerin,ne türlü bir toplumsal cinnetin içinde olduklarını,hurafelerin ve yortuların esir ettiği ruhlarının,ne denli büyük bir bunalımla kavrulduğunu anlatan satırları okudukça, nefes alıp vermekte güçlük çekeceksiniz...Bir de bu korkunç vahşete maruz kalan çocuğun henüz 6 yaşında olduğu düşünülürse,içinize bir düğümün kök salacağından emin olabilirsiniz. 'Şeytanla yapılan anlaşma' dendiğinde bir çocuk bundan ne anlarsa,hepsini bulabilirsiniz... Kitapta betimlenen 'Boyalı Kuş',insanlar arasında -her ne cihetle olursa olsun -farklılık gözeten kirli nazarla yağmalanan masumiyeti,bir ok gibi vicdanlarımıza saplıyor. Asıl hezimette burada başlıyor,bizden olmayanın efendisi,bizden olanın kayıtsız şartsız destekçisi olduğumuz körlük noktasında... Hani kitabın içine "gölge özne" gibi sızdığımız ,bulunduğumuz mekanı ve zamanı hiç yokmuşcasına alaşağı eden büyülü eserler vardır.Büyü dediysem Olga'nın, insanın 'şifalı otlar'a bakış açısını kökünden söküp atan deliliklerinin yanında, bir
Edebiyat
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
7/10
·256 syf.··
2018 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2018 23:41
Boyalı Kuş, okurken bana kimi zaman Uçurtma Avcı'sını kimi zaman da İnce Memed'i hatırlattı. Bir çocuğun savaş sırasındaki hayatta kalma hikayesi... Bu hikayede en çok takdirimi kazanan durum, bir çocuğun ağzından anlatılan kurgunun, bir çocuğun algılama ve aktarabilme kapasitesine olabildiğince uygun olmasıydı. Çünkü bir eserde çok basit karakterlerin ağzından kompleks ve edebi cümleler kurulması beni eserden biraz soğutuyor açıkçası. Eserden alınabilecek en büyük ders, kitle psikolojisinin insanları ulaştıracağı noktaların sonunun olmamasıdır bence. İnsan yanındakilerden destek bulduğu sürece her türlü vahşete zevkle dalabiliyor. Hatta bu vahşet bir noktadan sonra övünç kaynağı ve rekabet unsuru haline gelmekle insanın doğuştan iyi mi kötü mü olduğu konusunda oldukça karamsar bir noktaya itiyor bizi. Aslında aynı kitle psikolojisi bazen olumlu yönlerde de etkisini gösterebilir ama vahşetin motivasyonu daha fazla oluyor galiba. Ya da sürünün bir parçası olunduğunda, artık iyilik ve kötülük kavramları tedavülden kalkıp yerini tamamen başkaları tarafından onaylanmaya bırakıyor. Başkaları tarafından onaylanma isteği hayatın her anında güçlü bir motivasyon kaynağı olsa da hikayedeki gibi olağanüstü zamanlarda en üst seviyesine çıkıyor. Tekrar kitaba dönecek olursak; bir yandan yalın ve akıcı dili okumayı kolaylaştırırken, diğer yandan içeriğindeki olayların ağırlığı bunu zorlaştırıyor. Yazarın, yaşadığı ve tanık olduğu şeylerden yola çıktığı anlaşılıyor ancak hikayenin abartıdan uzak bir anlatım olduğuna inanmak ta bir hayli zor. Tabi ki dünyada her an onlarca yerde çok farklı şekillerde vahşete tanık olunabilir. Bu hikayedeki olaylar da çeşitli zamanlarda çeşitli yerlerde yaşanmıştır ancak yazarın üslubundan veya tam olarak anlayamadığım bir sebepten dolayı zihnimde
Edebiyat
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2018 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2018 13:12
Jerzy Kosinski'nin kaleme aldığı, konusu yüzünden yazarın anavatanında bir dönem yasaklanan kitap Boyalı Kuş. Yazar, küçük bir çocuğun Nazi katliamından kaçış yolculuğunu öyle derinlemesine anlatmış ki okurken bu nasıl bir olay döngüsü, bunlar gerçek olamaz demekten kendini alamıyor insan. Günümüzde birçok insan sıcak evinde, sıcacık kahvelerini yudumlarken okuyor bu kitabı. Belki de onun için yazılanları abartıdan ibaret görüyor olabilirler. Blogumda detaylı bir yazı var. eğer okumak isterseniz link sizi oraya götürecektir. birtutamkarinca.com/2018/02/boyal-k...
Edebiyat
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma

Yazar Hakkında

Jerzy KosinskiYazar · 9 kitap
Jerzy Kosiński, Polonya'nın ikinci büyük şehri Łódź'da doğdu. II. Dünya Savaşı sırasındaki bir çocukken, Doğu Polonya'da Katolik bir Polonyalı ailenin yanına sahte bir kimlikle sığındı. Bir Katolik rahibi sahte bir vaftiz sertifikası çıkarmıştı, savaş sırasında Polonya Katolik Kilisesi'nin yaptığı olağan bir uygulamaydı. Kosiński ailesi, Yahudi Polonyalılara büyük bir risk altında (Nazi işgali altındaki Polonya'daki Yahudilere yardım etmenin cezası ölümdü) yardım eden yerel köylüler sayesinde Holokost'tan sağ çıktı. II. Dünya Savaşı'ndan sonra, Kosiński Polonya'da ailesiyle birlikte kaldı, Jelenia Góra'ya taşındı ve Łódź Üniversitesi'nde tarih ve siyaset bilimi diplomaları aldı. Polonya Bilimler Akademisi Tarih ve Sosyoloji Enstitüsü'nde asistan olarak çalıştı. 1957'de bazı sahte referanslar kullanarak Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti. Kamyon sürmek gibi ufak tefek işler yaptıktan sonra, Kosiński 1962'de, kendisinden 10 yaş büyük olan Mary Hayward Weir ile evlendi. 1966'da boşandılar. Weir, 1968'de beyin kanserinden öldü. Kosiński'ye vasiyetinde hiçbir şey bırakılmadı. Daha sonra bu evliliği, Mary-Jane Kirkland takma adı altında Weir'den bahseden Blind Date adlı romanında kurguladı. Bu arada Columbia Üniversitesi'nde Psikoloji doktorası yaptı ve 1965'te Amerikan vatandaşı oldu. Amerika'da Yale, Princeton, Davenport Üniversitesi ve Wesleyan'da öğretim görevlisi olarak görev yaptı. İlk yazılarını 1960 yılında Joseph Novak takma adıyla yayımladı. Kosiński'nin en bilinen romanları arasında 1965 tarihli Boyalı Kuş ve 1971 tarihli Orada Olmak sayılabilir. Baş rolde Peter Sellers'ın ve filmin yönetmeni Hal Ashby 1979 yılında Orada Olmak romanından bir film çevirdi. Senaryosu Kosiński tarafından yazılmış ve 1980 yılında British Academy of Film and Television Arts (İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi) tarafından en iyi senaryo ödülüne layık görülüp, Amerika Yazarlar Derneği tarafından en iyi Another Medium'dan uyarlanmış komedi ödülünü de aldı. Kosiński 3 Mayıs 1991 günü intihar etti. İntihar öncesi yazdığı ayrılma notunda "Her zamankinden daha uzun bir süre uyuyacağım. Buna sonsuzluk deyin."