#JerzyKosinski
#BoyalıKuş
#EYayınEvi
Merhaba arkadaşlarım;
Sizlere , otobiyografi eser olmasına karşın Kosinski'nin ülkesi Polonya’da yıllarca yasaklı kaldıktan sonra, yazarın kült romanı olarak adlandırılan “BOYALI KUŞ” adlı eser ile geldim..
Acı içinde acı ,kötülük içinde kötülük barındıran kitabın kapağını kapattığımda, tuttuğum nefesimi yavaş yavaş bırakıp "ben ne okudum böyle" dedim..
Psikolojinizi alt üst edecek BOYALI KUŞ tam anlamıyla kötülüğün vücut bulmuş hâli
Öyle ki yazar çocukluğunda yaşadıklarını bu kitaba öylesine sarsıcı bir şekilde işlemiş ve de anlatmış ki içten içe biz okurlara "sen ne yaşamışsın böyle" dedirtti..
Burada bir parantez açıp ufak bir bilgi vermek istiyorum sizlere..
Ne acıdır ki kitabı bitirip yazarı araştırdığımda çok sonralardan intihar ettiğini öğrendim..
şimdi tekrar kitabımıza dönecek olursak;
2.Dünya Savaşı'nda Polonya'da bir aile ve 6-7 yaşlarındaki çocuklarının hayatını kurtarmak adına hiç tanımadıkları bir adama emanet verirler..
Düşünsenize bir tarafta can pareniz , diğer tarafta ise hiç tanımadığınız bir yabancı.. Evladıma ne yapar, ne olur ,başına neler gelir-gelebilir düşüncesi olmaksızın..
Çaresizliği iliklerinize kadar hissederken "umut", umut hiç mi olmadı, hiç mi hissettirmedi kendini.. kim bilir
Bu öyle bir dönemdi ki , güçten kuvvetten zevk alan diktatörler tarihin hiç bir döneminde insanlara huzur vermiyordu..
Ta ki ne zaman gücü ele geçirdiler ,topu silahı ele geçirdiler ya kendi halklarını ezdiler ya da kendi haklarını ,kendilerine dahil edip başka insanları başka toplumları ezene kadar.
Tam da böyle bir dönemde evladınızı verdiniz gitti peki ya sonrası.. Ahhh.!!!!
İşte o adam emanet aldığı çocuğu bir başkasına veriyor ve 20 bölümden oluşan hikayeler, yaşanmışlıklar ,acılar, kötülükler peşi