Merhabalar! Buraları epey aksattık, umarım şu yoğun süreç bir an önce biter ve daha çok okur daha çok yorumlarız.
Öncelikle Paul hakkında kısa bir bilgi vereyim. Kendisi Karl Marx’ın damadı olup eseri komünist zihniyet ihtiva etmemektedir. (Bence.) Eşi ile birlikte tam 70 yaşındayken intihar etmiştir. Bunun sebebi ise kendine daha önce vermiş olduğu sözdür. Elden ayaktan düşüp de zihninin kendisini yemesine müsaade etmeyeceğine dair kendisiyle sözleşmiş ve 70’inde bunu yerine getirmiştir. Dönem itibariyle bakarsak pek çok yazarda benzer hikayeler var, sebepler farklı ama çoğunlukla bireysel/eşli intihar. Toplumsal koşullar mı onları bu denli bunaltıyordu bilemiyorum. Ama çağlarında bir buhran hakimmiş ki ruh halleri hep aynı.
Tembellik Hakkı eserini gerçek bir tembellik olarak algılamamakta fayda var. Burada Paul’un amacı belki de dikkat çekmekti ancak söz ettiği tembellik değil, düpedüz dinlenme hakkı. İnsani çalışma koşulları. Biri para kazanıyorsa onu yiyebilmesi için tanınacak zaman hakkı. Boş zaman hakkı. Paul’dan çok önceleri bu konuyu Rosseau meşhur d’Alembert’e Mektup yazısında dile getirmiştir: “Halkın ekmeğini kazanmak için sarf ettiği zamandan başka zamanı yoksa, yazık. Ekmeğini sevinçle yiyebilmesi için de zamanı olması gerek.”
Paul, Tembellik Hakkı’nı kaleme aldığı dönemde işçi sınıfı 10-11 saat civarı çalıştırılmaktadır ancak daha sonraları bu 17-18 saatleri bulmuştur. O, bireylerin sevdikleri işte 3-5 saat çalıştıkları taktirde çok daha verimli bir üretim olabileceğine de vurgu yapmaktadır.
Eserde bana ilginç gelen dipnot olarak yer verilmiş bazı bölümler oldu onları şöyle dile getireyim. Nasıl bağdaştırdığını anlamaya çalıştım ve birkaç kez daha okumama neden oldu diyebilirim;
* “... doğmakta olan Hıristiyanlığın eski uygarlıklarla birlikte eski dünya barbarlarının ahlakını bozduğu gibi yaşlı Hıristiyanlık da modern kapitalist uygarlıkla birlikte yeni dünya vahşilerinin ahlakını bozdu.”
* “... Gerçekte tarım kölece çalışmanın ilk belirlenişidir. İncil’e göre ilk kardeş katili bir çiftçiydi.”
Eser kısacık bir sürede bitebilecek türde ancak ben biraz yavaş ve sindirerek okumaya çalıştım. Felsefi eserler beni biraz yoruyor bu sebeple de dinlenerek okumuş olabilirim. Son olarak “Komünist bu yiaa şu alıntıladığı cümlelere bak” diyeceğiniz iki cümle bırakıyorum
“Yoksul uluslarda halkın rahatı yerindedir. Zengin uluslardaysa halk genellikle yoksuldur.”
“Çalışın, çalışın proleterler (emekçiler), toplumsal serveti ve kendi yoksulluğunuzu artırmak için çalışın. Çalışın ki daha da yoksullaşarak daha çok çalışmak ve yoksullaşmak için birtakım nedenleriniz olsun. Kapitalist üretimin acımasız yasası budur işte.”
Sağlıcakla kalın sevgili okurlar