·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Nisan 2021 13:19 Ölümden sonrasını yaşatan yirmi dokuz hikaye birbirine bağlanarak ilerliyor. İçiçe geçmiş hikayelerin karakterlerini çözümlüyoruz. Her karakterin bazen yaşanan aynı olaya verdiği farklı tepkiler, farklı düşünceler okuru kitabın merkezine daha çok çekiyor.
Almanya'nın Paulstadt kasabasında başlayıp biten öykülerin bütünü aslında bir romanı oluşturuyor. Göçüp gidenin ardından söylenen düşünceleri sevgilisinin, eşinin, arkadaşının bakış açısıyla dinliyoruz, başka bir hikayede toprağın altındakinden bakıyoruz konuya ve karşılaştırıyoruz. Buralarda dolaşırken okurun kendisini düşünmemesi mümkün olmuyor.
Avustralyalı yazarın sade ve güçlü edebi diline hayranlık bu kitabında da hücrelerinize işliyor.
Hannes Dixon'ın hikayesinde anlattığı gibi: " Gerçek, kızgın demir gibi esnektir. Gerçeklik nasıl bakıldığına bağlıdır. Isteyen kişi bilgi toplayabilir. İstemeyen bilgilendirilir. Özgürlük budur."
Kitabın yalın diline uyumlu bu güzel kapak tasarımı Barış Şehri'ye, kusursuz çeviri Regaip Minareci'ye ait.