Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 54 dk.
Sayfa Sayısı:
208
Basım Tarihi:
9 Mart 2020
İlk Yayın Tarihi:
Haziran 2018
Yayınevi:
Timaş Yayınları
ISBN:
9786050832402
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Canım kitap, sarılıp avuttu beni.
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 81. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2025 22:27
“Sana pencereyi kapatmanı söylemiş miydim? Yarınlardan söz etmiş miydim? Seni seviyorum, demiş miydim? Anımsıyor musun?” Seethaler, her zamanki gibi sade, süssüz, içten bir sükûnetle yazmış. Ama en şefkatli kelimelerini bu kitaba saklamış. En dokunaklı şiiri bu. Bir kasaba mezarlığında konuşan ölüleri dinliyoruz. Her biri küçük bir yaşam hikâyesi anlatıyor, bazen sıradan, bazen dokunaklı, bazen de sessizce trajik. Hepsinin ortak noktası, yaşama saygı duruşunda bulunmak. İnsanlar öldüğünde toprak olurmuş, ama dediklerine göre yankılar, öyküler toprağa karışmazmış. Toprak gözlerimizi alabilirmiş, ama bakışımızı değil. O orda bir yerde asılı kalırmış. Sesimizi susturabilirmiş, ama sözcüklerde bıraktığımız izlere dokunamazmış. Sabah uyanıp pencereden bakma ihtimalimizi alırmış, ama baktığımız manzaraların hatıralarını değil. Toprak, bu dünyadan geçip gidişimizin altına imzasını atabilirmiş, ama yollardaki salınışımıza yetişemezmiş. Tenimizi alırmış toprak, ama kokumuz rüzgârlara emanetmiş. Proust diyordu ya Yakalanan Zaman’da: “Tabiatı şarkılarımla övme ihtimalimin olduğu yıllar asla geri gelmeyecek.” Evet, toprak ihtimallerimizi alırmış, ama şarkılarımıza dokunamazmış. Yüzlerimizi alabilirmiş, ama tebessümlerimiz kalırmış geride. Toprak bizi alırmış evet, ama yine de, birinin aklında kalırmışız işte, bütünüyle gitmek diye bir şey yokmuş. Ve belki de yaşam dediğimiz, birinin hafızasında sessizce sürmekten ibaretmiş.
Edebiyat
ToprakRobert Seethaler · Timaş Yayınları · 2020502 okunma
9/10
·208 syf.··
2024 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2024 15:19
Çok akıcı çok güzel okuması keyifli bir kitap fakat okumam gereken zaman şu an değilmiş yanlış zamanda okumaya karar vermişim gibi hissettim , güzel yerlere değiniyor ama fazla melankolik geldi bana melankoli sevmiyorsanız beğenmeyebilirsiniz.
ToprakRobert Seethaler · Timaş Yayınları · 2020502 okunma
Toprak: Her Şey Boşmuş Adlı Trajedi
Puan vermedi·208 syf.··
2020 20. kitabı
Öldükten sonra fırsat bulsak bile yaşadığımızı kanıtlamak neredeyse imkânsız. İlginç bir öykü yaşamış olabiliriz. Gazete kupürü, ayak izi, vitrine asılı resim bırakmakla kocaman bir hayatın yaşandığını kanıtlamak aynı şey değil. Bir hayattan geriye ne kalır? Robert Seethaler, okura sık sık bu soruyu hatırlatıyor. Okurken sık sık, canımızı fena sıkan insanları, öldükten sonra kime mektup yazmak isteyeceğimizi, ilk defa bisiklete bindiğimizi veya yeterince şanssızsak bisiklet sürmeyi bilmeden ölebileceğimizi düşündürüyor. Bir köy. Yirmi dokuz ölü. Yaşanmış, bitmiş, üstünden birçok hayat geçmiş yirmi dokuz ölü. Her birinin başrolünü oynadığı kendi senaryoları unutulmaya yüz tutmuş. Öyleyse neden yaşıyoruz? Hatırlanmaya değer hayatlar yaşamadığımızı henüz hayatı bitirmemişken bile hissediyoruz. Hissettiriyorlar. Seethaler, sıradan, dümdüz, önemsiz gibi görünen hayatların dışarıdan kimsenin göz uzatamayacağı perde arkasını okurları için aralamış. Yirmi dokuz bitmiş hayatın yerinde yeller eserken unutulmamaları için bir adım atmış. Hayali ölüler artık okurların hayalindeler. Seethaler’e teşekkür borçlu olan ölülerin anısına, bu kitabı okumanızı tavsiye edebilirim. Elif Şeyda Doğan İncelemenin tamamı: kayiprihtim.com/inceleme/toprak...
Edebiyat
ToprakRobert Seethaler · Timaş Yayınları · 2020502 okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2020 38. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2020 20:05
Paulstadt sıradan bir kasaba. İçerisinde umutları, korkuları, hayalleri ve sırları olanların yaşadığı. Bize kendilerini anlatacaklar şimdi. Yaşayanlar değil, Paulstadt’ta yaşamış ve şu anda toprağın altında olanlar. Nasıl ki yaşamlarımız birbirine bir şekilde bağlı, ölümlerimiz de görünmeyen bağlara sahip aslında. Ve bir kasaba bunu göstermek için iyi bir tercih.. . Tütüncü Çırağı ve Bütün Bir Ömür eserlerini çok sevdiğim yazarın bu eseri de beni şaşırtmadı. Her bir karakter ayrı bir öyküye sahip görünürken; birbirine dokunuyor çünkü. Ve kitaptan kopamıyorsunuz. Bazen savaşın gölgesinde kalmış bir çocuk, bazen kocasının ellerini düşünerek son nefesini veren bir kadın.. . Çeviride her çalışmasını beğenerek okuduğum usta isim Regaip Minareci yer alırken; çorak görünen ama içindeki renkleri müjdeleyen kapak tasarımı ise Barış Şehri çalışması~
Edebiyat
ToprakRobert Seethaler · Timaş Yayınları · 2020502 okunma
8/10
·208 syf.··
2021 94. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2021 16:43
Ölümümüzden sonra konuşma hakkımız olsa neler anlatırdık? Hatıralarımızı mı, son saatlerimizi mi, söyleyemediklerimizi mi yoksa pişmanlıklarımızı mı? Bizi oluşturan şeyler, farklı yaşamlar, inançlar, fikirler, hatalar, pişmanlıklar vb. bambaşka şey. Peki ne kalıyor bizden geriye? Seethaler kitap boyu bu soruları sorgulatıyor. Bir kasabanın mezarlığındaki ölüleri dile getirip onlara hikayelerini anlattırıyor. Aynı kasabada yaşamış insanların yaşamına farklı boyutlarından da bakabiliyoruz, öyküler arasındaki ipuçlarını da yakalayabiliyoruz. Ölümden yaşama doğru bir perspektif bir nevi. Ölümle yaşam arasındaki ince sınırda çok güzel yerlere dokunmuş yazar. Ben yalnız anlatımı biraz tekdüze buldum. Öykülerin tek kişinin ağzından çıktığı çok açıktı. Yazarın biraz farklı şeyler de denemesini dilerdim.
ToprakRobert Seethaler · Timaş Yayınları · 2020502 okunma
8/10
·208 syf.··
2025 74. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2025 10:51
Ölülerle oturup çay içme fırsatınız olsa nasıl olurdu? Bir mezarlığa oturup sırasıyla ölülerin yaşamlarını kendi ağızlarından dinleseydiniz. Sıradan insanların sıradan hayatları. Ama, edebi eserleri yorumlarken zaman zaman dile getirdiğim bir şey var bu eserde; sıradanlığın sıradışılığı. Avusturya’nın ücra bir kasabası olan Paulstadt’ın mezarlığında yatan bir grup ölü insanı konuşturmuş yazar. Göç, göçmenlik, annelik, evlilik, aşk, sevgi… yaşama dair herşeyden biraz biraz var bu kitapta. Hayata sağlam tutunanlar, hiç tutunamayanlar, kök salanlar, kader tarafından ordan oraya savrulanlar. Hayat işte, hepimizinki gibi. Bazen bir otobüs durağında beklerken yanınızdaki bir ihtiyar dayanılmaz yalnızlığının beslediği bir konuşma arzusu ile kaybettiği gençliğinden, hatalarından, kayıplarından ya da özlemlerinden bahsetmeye başlar ya hani. Üç dakika sonra otobüs gelecektir ama fark etmez. O üç dakikaya ne sözcükler sığar. İşte o üç dakikalara sığdırılmış minik hikayelerin derlemesi gibi bir eser bu. İnsanı kendinden alıp götüren cümleler, yaşamın eksenini değiştiren hikayeler yok bu kitapta. Nitekim yazarın öyle bir iddiası da yok. İddiasız bir manzsaraya bir pencere açıp öylece izletiyor okura. Ve hikayeler, pencereden içeri sızan ılık bir meltem gibi dolduruyor insanın içini. Robert Seethaler’in dünyasına girdiğim günden beri hiç bir eseri Tütüncü Çırağı’nın yerini tutamadı henüz. Fakat yazarın her bir eserinde insanı koşulsuzca kuşatan bir şey var, adını koyamıyorum. Kolay okunan, akıcı bir eser. Tavsiye ederim.
ToprakRobert Seethaler · Timaş Yayınları · 2020502 okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2025 17:14
Bazı kitapların farklı yönleri vardır, bu kitapta onlardan bir tanesi.Yazar sözü bir köydeki 29 ölüye hikayelerini anlatması için bırakmış.Ve öykülerdeki ölüler hikayelerini anlatırken insanları çok farklı bir şekilde betimlemişler.Yazar her birini tüm detaylarıyla düşünmüş aslında okuduğunuzda sözlerin sadece söz değil bir çok manaya geldiğini anlayacaksınız. Ben kitabı okurken nasıl bittiğini anlayamadım o kadar akıcı ve o kadar sürükleyici bir dil kullanmış ki yazar @robertseethaler , okurken çok içine çekiyor kitap sizi. Böyle güzel bir kitap , kitaplığınızda mutlaka olmalı. Aişe ~ 12/03/25 Toprak
1000Kitap
ToprakRobert Seethaler · Timaş Yayınları · 2020502 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2020 80. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2020 15:52
Hepimiz Toprak Olacağız Mis gibi buram buram bozkır kokan bir hikaye beklerken hayatın tüm gerçekliğini ortaya koyan bir olguyla karşılaşıyoruz: Ölüm. Bu hikaye toprağın değil altında yatanların hikayesi. İsimleri akılda tutmak mümkün değil. Paulstadt mezarlığında yatan ölülerin dünya ile ilgili görüşleri, düşünceleri, pişmanlıkları vb. konu alınmış. Yaşamın gerçeği ölüm, bir tokat gibi yüzünüze çarpıp derin düşüncelere dalmanıza sebep oluyor. Betimlemeler, olayların anlatımı, kişilerin birbiriyle bağlantısı yazarın ustalığını göstermiş. Tavsiye ederim.
1000Kitap
ToprakRobert Seethaler · Timaş Yayınları · 2020502 okunma
5/10
·208 syf.··
2020 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2020 23:40
Gideceğimiz yer; bir avuç toprak! Bir hayattan geriye ne kalır? yada ölenler hayatlarına geri dönebilseler ne söylerlerdi? Ölümün insan hayatındaki yerini, öteki dünyadan bir insanın yaşayanlara neler anlatacağını, hayatına dair neleri anlatmayı seçeceğini, yaşanmış bir olayın farklı kişilerin hayatındaki serencamını ve onlar tarafından nasıl yorumlanacağını ilginç bir kurgu ile anlatıyor "Toprak".. Toprak Robert Seethaler
ToprakRobert Seethaler · Timaş Yayınları · 2020502 okunma
Toprak
10/10
·208 syf.··
2020 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2020 19:25
Bu kitap çok farklı ve ilginç bir kitap. Ölüm kavramını çok farklı bakış açılarıyla ele almış. Bu bakımdan çok dikkatimi çekti. Betimlemeler olağanüstü . Ölüm ile ilgili farklı insanların farklı bakış açılarını ve o an ki hissiyatı anlatmaya çalışmış . Bu yüzden bana çok ilginçde geldi....
1000Kitap
ToprakRobert Seethaler · Timaş Yayınları · 2020502 okunma

Yazar Hakkında

Robert SeethalerYazar · 5 kitap
Robert Seethaler, 1966'da Viyana'da dünyaya geldi. Ödüllü bir oyuncu ve yazar olan Seethaler, Der Trafikant romanı ile dünya çapında üne sahip oldu. Son romanı Ein Ganzes Leben (Bütün Bir Ömür) ile satış rekorları kırdı, Man Booker International'ın da aralarında buluduğu birçok ödüle aday gösterildi. Hayatını Berlin ve Viyana arasında sürdürüyor.