·286 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Nisan 2021 06:00 Yzarın Madalyonun İçi isimli kitabının tutmasının akabinde kaleme aldığı ikinci kitabı. Bu kitabın tamamı cinsellik kaynaklı sorunları olan hastalara ayrılmış. Kitapdaki kişiler ve olaylar tamamen hayali. Ancak, hastalıklar ise gerçek. Kitaba ilişkin en büyük eleştirim, yazarın seküler bir dünya bakışına sahip olması, bu dünyaya oldukça önem verirken diğer dünyayı ise olabildiğince ihmal etmesi ve de doğru olanın bu imiş gibi yansıtmaya çalışması beni rahatsız etti. Örneğin, bir genelev kadını için, çok şükür kötü patronlarından kurtuldu, kendi genelevini açtı, orada değişik hayat kadınları çalıştırıyor ve kendisi artık çok mutlu gibi ifadeler yazarın bakış açısını ortaya koyuyor. Ya da, tedavi etttiği genç erkek hastasının, artık aynı anda 3 ayrı kızı idare edebildiğini, onlarla çok rahat tek gecelik cinsel birliktelikler yaşayabildiğini ve bunun oldukça sevindirici bir gelişme olduğunu ifade etmesi gibi. Ya, Gülseren ablam, sevindiğin, mutlu olduğun, gururlandığın şeye dinde "Zina" deniyor, haberin vardır umarım. Ha birde, zaten kitabında yer alan olayların kaynağına bak. Tamamına yakınında alkol var, zina var. Aslında cevabı biliyorsun ama doğruyu göremiyorsun ya da görmek istemiyorsun. Seküler düşüncelerden kaynaklı bir çok sorunun çözümü uhrevi yollardadır. Maneviyatı ön plana almayan bir zihniyet, kadınlarla cinsel birliktelik yaşamakta sorun yaşayan genç bir erkeği "çok şükür tedavi ettik, artık haftada üç kız birden düzüyor" diye sevinir. Ondan sonra da, Gülten ablamız gibi psikiyatristlere yeni yenş müşteriler çıkar. Bu birliktelikte bulunan kızların ilerde yaşayacağı travmlar, bu kız ve erkeklerin anne-babası, kardeşleri olmak üzere, yakınlarının yaşayacakları travmlara ve de en sonucusu bu tür "Zina"lardan sonra ortaya çıkacak "Haramzadelerin" doğduktan sonra gerek kendilerinde oluşcaka travmalar gerekse de çevrelerinde oluşturacakları travmalar. Hayırlı işler Gülten Ablam, müşterinin devamı nasıl gelir gayet iyi biliyorsun.