·176 syf.····Okunma: 23 Nisan 2021 22:33 İdamla cezalandırılan bir insan bu cezanın gerçekleştirildiği o an mı ölür, yoksa o anın gelmesini beklerken mi ölür?
“Manevi bir acının yanında fiziki acının ne önemi var?”
Bir İdam Mahkûmunun Son günü, başının giyotinin altına koyulacağı günü bekleyen bir mahkûmun o andan öncesinde yaşadıklarını inanılmaz bir şekilde anlatan her yüzyılın eseridir.
İsmini hiçbir zaman bilemeyeceğimiz kahramanımız yargılanarak idam cezasına çarptırılır; ancak temyize gider ve bu süreç toplamda altı hafta sürecektir. Bu altı hafta süresince içinde umut kırıntıları olsa da kendini acılı sona hazırlamaya çalışmaktadır. “Çalışmaktadır” ifadesini kullanmak lazım, çünkü bir insan kendini ölüme nasıl hazırlayabilir? Cezanın uygulanacağı an yaklaştıkça çeşitli değişimlere uğrayan kahramanımız, öyle bir noktaya geliyor ki en başta kesinlikle karşı çıktığı kürek cezasına razı gelmeye başlıyor. Ayrıca kızıyla olan konuşmasında kızının kendisini ölü bilmesi, kahramanımızı tam anlamıyla yıkıyor ve artık her duruma razı bir hale geliyor.
Victor Hugo, bu eserinde idamı savunanları kesin bir dille eleştirmiş ve suçu ne olursa olsun hiçbir insanın cezasının idam olmaması gerektiğini eserinde bolca vurgulamıştır. Bir başka deyişle her bir insanın ikinci bir şansı hak ettiğini anlatmak istemiş.