·152 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Nisan 2021 03:55 15-20 sayfa okuduktan sonra her 5 sayfada bir kendime “bugüne kadar neden okumadım ki” sorusunu sordum; ancak şimdi düşününce, belli bir yetkinliğe eriştikten sonra okunması gereken bir kitap olduğuna eminim. Ben kendi adıma, bu kitabı 16 yaşımda okumuş olsaydım, bugün çıkardığım anlamları çıkaramazdım.
Önce kitapla ilgili bazı ansiklopedik bilgileri paylaşayım. Hayvan çiftliği ilk olarak 1945 yılında Birleşik Krallık’ta yayımlanmış. 1996'da, geçmiş tarihler için verilen Retro Hugo Ödülü'nü almış. (1946 senesi için). II. Dünya savaşı yıllarında, müttefikleri kızdırmamak amacıyla Birleşik Krallık’ta sansüre uğramış. Ülkemizde ilk çevirisi 1954 yılından Halide Edip Adıvar tarafından yapılmış.
SPOİLER
Yazarımız kendini her türlü totalitarizme karşı olan bir demokrat sosyalist olarak tanıtmış. Bence Hayvan Çiftliği de bunu destekler nitelikte.. Roman, hiciv ve kara mizah yöntemlerini kullanan bir Stalinizm eleştirisi olarak kabul edilmekte; ama ben biraz daha fazlası olduğu görüşündeyim.
Kendi adıma dikta rejiminden nasıl rahatsız olduysam; hayvanların kabullenişlerinden, gözlerinin önündekini görmeyişlerinden ve ya bakmaya cesaret edemeyişlerinden de o kadar rahatsız oldum. Bu kitap benim için bir politik eleştiri olduğu kadar toplumsal eleştiri niteliği de taşımaktadır.
Siyasete biraz hakimseniz, tüm karakterler olmasa da ana karakterin kimi ve ya neyi temsil ettiğini rahatlıkla anlayabilirsiniz. Benim gözlemlediğim kadarıyla Barışçıl domuz Koca Reis - Karl Marx’ı, sosyalist kılığına girmiş diktatör Napoleon - Stalin’i, sonradan terörist ilan edilen muhalif kahraman Snowball - Troçki’yi, retorik ustası ulak Squealer - gazeteyi, “hani benim kırmızı kurdelem” diye gezen Mollie - beyaz yakalı orta sınıfı, hep çalışan ve hep inanan Boxer - Proletarya’yı, hayvanları balbadem diyarına tav etmeye çalışan kara karga Moses - kiliseyi, Napoleon’un koruma köpekleri KGB’yi temsil ediyor. Diğer tüm olay, yer, insan ve hayvanlar için de karşılıklar internette çeşitli farklılarla bulunuyor/iddia ediliyor ama benim başlangıç düzey siyasi altyapıyla görebildiklerim ve teyit ettiklerim bunlar oldu.
Eleştiri: Snowball’un akıbeti ile ilgili biraz daha fazla bilgi olsun isterdim..
SPOİLER BİTTİ
Kısacık, bir solukta okunacak, çok solukta sindirilecek bir roman. Mutlaka okumanızı öneririm. Uzun zaman kendinizi ya eşek, ya at ya da koyun gibi hissedeceksiniz. Artık daha çok hangisiyseniz..
Tüm bunların dışında, kendi ülkemizde de görmek durumunda kaldığımız dikta rejimi sağ olsun, kitapta “evet işte aynısını yaptılar!” diyeceğiniz pek çok yer olacak, baştan uyarayım :) İster sosyalist kılığına girsinler, ister muhafazakar, ister demokrat.. Bizler eşek oldukça semer vuran çok olur.. (kızma Benjamin..)