Gönderi

Roman içinde roman
9/10
·330 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2021 22:13
Okuduğum her Zülfü Livaneli kitabı sonunda ''Nasıl ya, bu neydi şimdi?'' oluyorum. Huzursuzluk ve Serenad'ı okumamın üstüne yazarın diline, anlatımına bağlanmam ve diğer kitaplarını da okumak istememle başladım bu romana, iyiki de başladım. O kadar sade ve akıcı, olayların içine çeken bir anlatımı var ki bir süre sonra elinizden bırakamıyorsunuz. Basit bir cinayet çözümlemesi anlatılacak gibi bir hikayeyle başlıyor kitap fakat sayfa 20'de geçen ''Evimde binlerce edebiyat kitabı olduğunu söylerken her nitelikteki roman veya hikaye değil kastettiğim. Mesela cinayet odasında polisiye türünde romanlar bulunmuyordu. Çünkü bunlar insan duygularını anlamaya değil, cinayeti çözmeye odaklanmış, tek boyutlu, sadece merak uyandıran kitaplardı; doğal olarak ilgimi çekmiyorlardı. Evde bulunanlar, insanın iç dünyasını ve yaşadığı koşulları anlatan kitaplardı.'' cümleleriyle aslında kitapta basit bir cinayet olayı anlatılmadığını, insan ilişkilerinin en ince ayrıntılarına psikolojik unsurları da göz önünde bulundurarak değindiğini sezdiriyor. Kitabı yüzeysel olarak özetleyecek olursam; Arzu adında bir kadının bir davette cinayete kurban gitmesi ile hikaye başlıyor. Hikayenin ana karakteri sandığımız, o gece orada bir davetli olan Ahmet Arslan ile cinayetle ilgili bilgi almak isteyen gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile oluyor. Ahmet kazada annesini ve babasını kaybetmiş, hiç kimseye dokunamamak gibi huyu olan ve genel olarak içine kapanık bir insandır. Gazeteci kızın Ahmet Arslan ile yaptığı cinayetle ilgili görüşmeler konu dışına çıkıp gitgide Ahmet’in geçmişine gider. Daha doğrusu kız bu gizemli adamı merak eder çözmeye çalışır bu sırada başına bazı kazalar geldiğinden dolayı bir süre adamın evinde kalmak zorundadır bu sürede birtakım şeyler paylaşırlar ve Ahmet, kardeşinin hayat hikayesini kıza anlatır. Fakat hikaye o kadar uzundur ki günlerce bitmez. Kız bu hikayeyi öğrenebilmek için eve gitmesi gerektiği halde gitmez, sonuna kadar orada kalır. Ahmet kabul edemese de bu günler içerisinde kıza karşı bir şeyler hissetmeye başlar. gazeteci kızın Ahmet Arslan'ın kardeşi Mehmet Arslan'ın hikayesi sandığı hikaye Aslında bambaşka yerlere gidecektir. Hikayeden kısaca bahsedecek olursak: Mehmet Olga adlı bir kıza aşık olur. İş arkadaşları olan Ludmilla, Olga ile Mehmet’e çevirmenlik yapmaktadır. Ancak daha sonra Ludmilla, Olga’ya aşık olur ve Mehmet’i uzaklaştırmak için Mehmet’i aranan başka birisi gibi gösterip sahte ihbar eder. Bunun üzerine Mehmet tutuklanır. Yaklaşık bir sene tek bir odada esir kalır. Daha sonra kaldığı hücreye gelen bir adam sayesinde hapishaneden kurtulur.Çıktığında ne yapıp edip Ludmilla ve Olga’ya ulaşır çünkü Olga ile aralarındaki kendi tabiriyle kara sevdadır, Ludmillaya hesap sorar neredeyse onu öldürecektir ortaya Olga çıkar ve Ludmilla’yı kurtarır. Ludmilla ve Olga arasındaki ilişkiye hayret edip hiçbirşey yapamadan oradan ayrılır Mehmet. İşte bu hikayeyi anlatan Ahmet’in aslında Mehmet Arslan’ın ta kendisi olduğunu intihar mektubuyla birlikte ölümü sonucu olan mahkeme kararından öğreniyoruz. Ahmet Arslan aslında çocukken yaptıkları kazada anne ve babasıyla ölmüş sadece Mehmet hayatta kalmış. Anılarını yaşatan ve bu yüzden kendini Ahmet Arslan gibi gören, onun kimliğine bürünen ve kazadan sonra insanlara dokunma kaygısı oluşan, kaza sebebiyle psikolojik rahatsızlıkları ve travmaları olan kişi Mehmet Arslan’mış. Bunun şokunu yaşatırken yazar, birde Mehmet Arslan’ın intihar mektubunda Arzu’nun cinayetinin de katilini söylüyor. Olaylarla hiç ilgisi olmayan Ahmet Arslan sandığımız kişinin temizlikçisinin zihinsel engelli oğlu. Arzu ile aralarında birşey olduğunu sanıp davette diğer erkeklerden kıskandığı için katletmiş. İşte böyle şaşkınlık üstüne şaşkınlık yaratan olayları, anlatımı vardı.Serenad gibi içinde birsürü gerçek bilgi olan ve üstüne saatlerce araştırma yaptıran bir kitabı okuduktan sonra bu tabiki bilgi vermek, okuyucuya birşeyler katmak adına yavan kalıyor fakat bunu Serenad'ın her kitapla karşılaştırılamaz olağanüstü örgüsüne bağlıyorum. Gerçekten akıcı okunmaya değer bir kitap.
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,5bin okunma
·
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.