·857 syf.····Okunma: 17 Nisan 2021 17:54 “Bir İdam Mahkûmunun Son Günü” eseriyle tanıştığım Victor Hugo’nun diline hayran kalmıştım. Sefiller ile hayranlığım bir kez daha arttı.
Öncelikle yazar karakter yaratma konusunda o kadar usta ki kitapta yer alan çok çok fazla kişiyi tüm ayrıntılarıyla tanıyoruz. İç dünyalarını, vicdanlarını, ikilemlerini, sorgulamalarını, tüm derinliklerini içimize işliyor. Yazarın bu ustalığı sayesinde “off ne çok insan var sıkıldım” deyip kitabı yarım bırakmaya kalkmıyoruz.
Yeğenlerini doyurabilmek için bir somun ekmek çalmasıyla 5 yıl, kaçma girişimleri ile birlikte toplam 19 yıl kürek mahkumluğu cezası alan Jean Valjean’ın etrafında gelişen olaylar anlatılmakta. Kurgu o kadar sağlam ki birbiriyle alakasız görünen kişiler, olaylar bir şekilde birbirinin içine geçiyor. Kurgunun haricinde o dönemin Fransa’sını da görüyoruz kitapta. Devrimi, manastırları, savaşları, lağımları… Kitaba 10 değil de 9 puan verme sebebim aslında bu kısımlar yüzünden. Aralarda verilen bu bilgiler bazen o kadar sıkıcı ki sabırlı olmayan biri rahatlıkla kitabı bırakabilir. Ben okurken “ya Paris lağımının tarihini ben bu kadar ayrıntılı bilmek zorunda mıyım?” diyerek okudum.
Genel olarak kitabı çok beğendim. Dili, anlatımı, kurgunun güçlülüğü, işlenen asıl konunun arasında adalet, eşitlik, vicdan, toplum, savaş, barış, ahlak gibi birçok konunun yer alması…
Sefiller beni en çok etkileyen klasiklerden birisi oldu. İçim kıpır kıpır, gözlerim dolu dolu bitirdim. Umarım sız de keyifle okursunuz.