·408 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Nisan 2021 13:44 Güneş Tanrısı'nın kızı olmasına karşın hiç parlak bir hayat yaşayamayan Kirke.
Çocukluğundan itibaren Tanrı muamelesi görmeyen, güçlü, güzel ve yetenekli kardeşleri arasında , babasının ayakları altında yetişkinliğe ulaşmış bir kız. Ölümsüz ancak ölümlülere has sesiyle ve görünümüyle ailesi ve nymphalar arasında dışlanıyor. Bu sırada sonradan doğmuş olan ve kendisinin büyüttüğü erkek kardeşi Aietes tek destekçisi . Aietes'in güçlenip yanlarından ayrılmasıyla tekrar yalnız kalıyor ve kendine küçük bir sığınak olarak hazırladığı kumsalda bir ölümlüye aşık oluyor. Gloukos'u şifalı otlarla tanrılaştırarak büyücü oluşunu keşfediyor. Ancak Gloukos kazanmış olduğu güçle beraber Kirke'ye sırt çevirip hikaye boyunca Kirke'yi vicdanen rahat bırakmayacak bir başka büyü yapmasına sebep oluyor bu da Skylla.
Ve bir nymphaya büyü yapması sebebiyle Zeus ve babası Helios tarafından ıssız adaya sürgün ediliyor.
Sürgünü başlarında tek arkadaşı ve tanrılar arasında gerçekleşen olaylardan haberdar olmasını sağlayacak olan Hermes'le tanışıyor. Hermes'le olan bağı devam ederken kuzenin yine güç ve ünvan uğruna zorlu bir doğum süreci yaşadığı haberi alarak yanına gidiyor. Burada Daidalos'la tanışıyor. Daidalos kuzenine hizmet etmekle görevli olan bir ölümlü. Ölümüyse tam özgür olduğunu düşündüğü anda gerçekleşiyor, Kirke bu dostluktan yine elinde üzüntüyle dönüyor.
Sürgününe adasında devam eden Kirke'nin, ölümlere yardım ederek minnet duyma hazzıyla adasına gelen misafirlerinden zarar gördüğü olaylar gerçekleşiyor ve bu Kirke'nin soğuk , öldürücü büyülerini güçlendiriyor.
Artık adasına gelen misafirlerine karşı temkinli davranan Kirke, kendisini şaşırtacak ve ona güvenmeyi, tekrar aşık olmayı tattıracak Odysseus'la tanışır. Odysseus İthaka'nın prensi aynı zamanda Athena'nın emrinde bulunan bir savaşçı. Kirke'den Telegonos adında bir oğlu oluyor. Aynı zamanda İthaka'da evli ve diğer oğlu olan Telemakhos var. Telegonos'un büyüyüp babasını görmek istemesi, Odysseus'un ölümüne sebep oluyor ve anne-oğul yas adı altında İthaka'dan kovulup Kirke'nin yanına yerleşiyorlar.
Kirke uzunca bir süre anne oğulun amacını anlayamıyor. Aklında hep ya Telegonos'tan intikam almak isterlerse sorusu oluyor ve bu korkuyla hep tetikte kalıyor. Günler geçerken iki kardeş yakınlaşıyor, Penelope bile Kirke'nin kendi oğluyla kuramadığı yakınlığı Telegonos'la kuruyor ve içten içe üzülüp kıskanıyor bu durumu Kirke.
Hikâyenin son olaylarında Athena gözde savaşçısı Odysseus'un ölümünün ardından yine ona güç , zenginlik vereceği vaadiyle Telemakhos'u kendine savaşçı olarak seçiyor ancak bunu ölümlü olan Telemakhos reddediyor, aynı teklifi Telegonos'a da yapıyor. Genç, durdurulamaz ve hayata karşı daha atılgan olan Telegonos kabul ederek Kirke ve adasından ayrılıyor.
Bu hikayede en beklenmedik olay Kirke için mutlu sonla bitecek olmasıydı ama evet, bitiyor. Kirke şaşırtıcı şekilde Telemakhos'la yakınlık kuruyor, beraber Skylla'ya yaptığı büyüyü bozarak vicdanen rahatlıyor ve birlikte hayaller kurarlarken sonlanıyor burada.
Başlangıcı oldukça akıcı ama yarısından sonra anne oğul temasını işleyen bir mitoloji kitabı olmuş ve sevdim :)