·216 syf.····Okunma: 25 Nisan 2021 21:37 Veronika ölmek istiyor, Veronika intihar ediyor, Veronika deli oluyor. Mesele işte tam burada yani deli olabilmekte. Bu cümle belki garip gelecek ama delilik üzerine düşününce mantıklı gelecektir. Kitapta da vurguladığı gibi deli olmak ve özgür olmak eş değer. Kendinden başka hiç kimsenin düşüncesini umursamıyorsun; sana kurallar, düşünceler dayatılmıyor. Her şeyi geçtim seni yargılama hakları yok. Düşündüklerin için hesap vermek sorunda değilsin. İstenilen değil istediğin hayatı yaşarsın. ( Kitabı okurken deli gibi özür olmak istemedim desem yalan olur.)
Deliliğe övgüyü zaten birçok yazar sıralamış o yüzde bu konuyu bırakıp kitapta bahsedilen bir gerçeğe değineceğim.
“Yaşamındaki her şey hep aynıydı ve bir kez gençliği sona erdi mi hep yokuş aşağı gideceği belliydi: Yaşlılık dönüşü olmayan izler bırakacak, hastalıklar birbirini kovalayacak, dostlar birer birer yok olacaktı. Yaşamını sürdürmekle hiçbir şey kazanmayacaktı, tam tersine acı çekme olasılığı hep artacaktı.”
Bu cümleler Veronika’nın intihar etme sebebiydi. Peki değişen ne? Değişen bu sebepler değil! Bu sebepler milyonlarca insanlar içinde geçerli. Bu sepeler değişime uğrayarak her zaman varlığını devam ettirecek (ama bu sebepler için intihar edilir mi orası tartışılır?).
Veronika intihar etmek istedi çünkü yaşamı sıradandı, daha doğrusu ondan yaşanmasını istenilen hayatı sıradandı. Hiçbir zevkin, isteğin doruk bir noktası yoktu. İstediği hiçbir şey için mücadele etmemiş, ondan bir şeyler beklenmiş, o ise yapmış. Dönen bir çarkın dişlisi olmaktan bir adım öteye geçememiş. (Bu bana göre zaten bir yaşamak değil. Veronika da bunu fark etmiş olmalı ki intihar kararı almış.)
Neyse intihar ciddi bir karar ve bu kararı vermek kişinin özgür iradesi. Hatırlarsanız Veronika da ölüm saatini en azından kendi belirlemek istemişti. Bu yüzden intiharda diretmiş, ölüm saatini belirleyemediği için kızmıştı. Çünkü kendi hayatında özgür olduğu tek şey buydu. Yaşamına son verme özgürlüğü.
Sonuç olarak sınırlar kalkıp dışarıdaki düşünceler susunca yaşamak isteği arttı, yaşamak istedi. İntihar sebepleri hala orada varlığını koruyor ama o yaşamak için sebepler buldu. Aslında bana göre yaşamayı öğrendi desek daha doğru olacak.
Bence bir kişi intihar edecekse bile yaşamının sınırlarını aşıp bu kararını öyle vermeli. Gerekirse bir deli gibi davranıp hayatını bulmalı.
Bence kitaptaki ana düşüncelerden biri de buydu. Korunaklı alanlarınızdan çıkın, istenileni değil istediğinizi yapın. Yan karakterlerin hikâyeleri de kitaba ayrı bir değer katmış. Okuyup okuduğum için mutlu olduğum kitaplardan oldu.