Selamunaleykum 🖐
Filmi olan ve benimde kitabı okumadan önce filmini izlediğim bir kitap. Bu kitap hayatım boyunca alıntılarını unutamayacağım izler bıraktı tıpkı filminde de olduğu gibi ama bir farkla kitapta Emir karakterinin duygularını daha kuvvetli hissedip kitabı elime her aldığımda kendime "acaba ben olsaydım ne yapardım? Sorusunu sordum. (Sorum hep cevapsız kaldı)
Emir'in çok daha sonra kardeşi olduğunu öğrendiği hem çocukluk arkadaşı hemde hizmetlisi olan Afganlar tarafından dışlanan Hazara çocuğu Hasan'a olan sevgisinin, kıskançlığı tarafından bastırıldığı bir çocukluk yaşıyor çünkü Emir sahip olduğu sonsuz imkânlara rağmen aç olduğu baba ilgisi onu bu kıskançlığa sürüklüyor.
Bu kıskançlığın getirisi olan hatalarıyla ömrünün yarısını pişmanlık ve vicdan azabıyla geçiriyor. Kitapta ne olduğunu anlatmak istemiyorum. Sadece kendi duygularımı ifade edebildiğim kadar yazmak istiyorum.
"Keşke filmini izlemeden önce kitabı okusaydım" diyorum. Kitaplar her zaman duyguları çok daha kuvvetli yansıtır. Benim gibi kitabı okumakta geç kalan varsa daha fazla geç kalmasın zira vakit ayırmayı kat be kat hak eden bir kitap.
Kitap hakkında bir başka yorumum ise kitabın henüz ilk sayfalarında betimlemelerinden sıkıldığımı düşünürken konuyla beraber sürüklendim ve betimlemelerden artık zevk almaya başladım.
Kitap akıcı lakin malûmunuz öğrenciliğin getirisi olan sınavlara fazla vakit ayırdığım için bu aralar okuduğum kitapları ağırdan almak durumunda kalıyorum. Rabbim bütün öğrencilerin emeklerini boşa çıkarmasın inşallah. Rabbim televizyon yerine kitaplarla büyüyen bir nesil inşa etsin.
Okumanın her zaman zihni geliştirdiğini, ezber kabiliyetini kuvvetlendirdiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum.
Umduklarınıza nail olmanız dualarım ile bitiriyorum. Hayra kalın