·155 syf.····Okunma: 12 Nisan 2021 16:44 selamlar, bugün büyük önyargılarla başladığım bi kitaptan bahsetmek istiyorum. insanın anlam arayışı hemen hemen çoğu dersimde hocalarımın önerdiği bi kitap, fakat hem maneviyata yoğun bi vurgu yaptığına dair bir düşüncem olduğundan hem de klişe kişisel gelişim kitaplarına kayan bi izlenim verdiğinden uzun bi süre okumayı erteledim. hatta kitabı aldıktan sonra da hemen elim gitmedi ama tüm bu önyargılarıma rağmen kitabı keyifle okudum ve şaşırdım. kitap otobiyografik bir nitelikte, yazar Frankl toplama kampında yaşadıklarından ve toplama kampından kurtulduktan sonra geliştirdiği bir terapi yönteminden bahsediyor. kitabın iki ayrı kısmı var ilki anılardan ikincisi de logoterapinin kuramsal çerçevesinden oluşuyor. toplama kampında yaşadıklarını anlattığı kısım benim için toplama kampına dair izlediklerimden, okuduklarımdan çok farklıydı. genelde bize insanların yaşadıkları acı dışında bir şey gösterilmedi, o insanların içsel anlamda ne hissettikleri, ne düşündükleri, hayalleri, umutları vs. bize yansıtılmadı. ama kitapta bunun yaşayan bir birey ağzından anlatılması, onun içsel motivasyon kaynaklarını görebilmek adına benim için farklı bir deneyimdi. bir insanın yaşayabileceği en kötü anlara maruz kalan biri mutsuzluk dışında ne hisseder, maruz kaldıklarının yanında mutluluğa ulaşma gibi bir umut taşıyabilir mi gibi sorulara çok sade bir dille cevap verilmiş. yazarın sürece dair hiç tahmin etmediğim hisleri olduğunu gördüm mesela. mutluluk ve huzur gibi şeyler sanki o ortamda hiç hissedilemezmiş gibi bir görüntü canlanmıştı kafamda her zaman ama yazar "o kadar da mutsuz değildik" gibi bir cümle kurmuştu ve bana çok garip gelmişti. kaderi kırmak, ızdırabı yok etmek, mutluluğu aramak gibi birçok kavrama değiniyor kitap ve bunlara değinirken pollyannacılık yapmıyor, boş umutlar aşılamaya çalışmıyor. yer yer maneviyat vurguları olsa da abartılmamış olması benim için önemli bi detay. yazarın logoterapiyi anlattığı kısmı ise kendime yakın bulmadım açıkçası, çünkü kendi terapi yöntemini anlatırken bazı ekollere de sallamış. objektiflikten uzak bi tutum bence bu hoş değil. ayrıca bu kısımda öyle örnekler var ki kendisine sorunları için gelen bir bireye tek cümleyle hayatın anlamını bulduruyor sanki. o kısımları aşırı yüzeysel buldum. benim için ilk kısım 7 ikinci kısım 4-5 bandında puan aldı diyebilirim. geneli güzeldi ama övüldüğü kadar kesinlikle değil. iyi okumalar.