Anne babası tarafından terkedilmiş, dedesiyle yaşayan küçük bir çocuğun hikayesini dinliyoruz. İsmi yok kitapta, "çocuk" olarak geçiyor. Saflığı ve temizliği temsil eden en güzel isim bu olsa gerek. Çocuk dedesinin anlattığı masallarla yaşıyor, hayaller kuruyor. Babasını görmek için balık olup, her gün uzaktan kısa bir süre gördüğü beyaz gemiye ulaşmayı düşlüyor. Çocuk ne kadar saf ve temizse, kısır diye her gün karısını döven enişte Orozkul da bir o kadar zalim, kötülüğü simgeliyor. Karakterlerin temsil ettiği kişiler üzerinden dönemine ve ülkesindeki sorunlara büyük bir eleştiri getirmiş aslında yazar. Verdiği mesajlar çok anlamlıydı. Cengiz Aytmatov'a hayran kalmamak elde değil.
Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı. Toprak Ana kadar hızlı akıp gidemesem de okuduğuma değeceğini biliyordum.