Kitap konusu ve hiçbir zaman güncelliğini yitirmeyecek yapısı ile bir şaheser. Kitapla ilgili onlarca olumlu inceleme mevcut, o yüzden ben burada kitapta mantık hatası olarak gördüğüm tek noktayı belirteyim. Bu kadar baskıcı, her ortamda ve her dakika parti üyelerinin takip edildiği ve ihanet edenlerin de büyük işkencelerden geçirildiği ve öldürüldüğünü iyi bilen Winston'un, parti iç cephesinden üst düzey bir yönetici olan O Brien'a daha ilk başbaşa görüşmelerinde (daha öncesinde hiçbir samimiyet ve muhabbetleri yok iken sadece aralarında ki bir bakışma ve içgüdüsü ışığında) parti ve devrim hakkında ki düşüncelerini tüm çıplaklığı ile anlatması mantık dışı bir kurgudur. Bunun dışında, çoğu okur bu kitap için Rus Devrimine yada Amerikan Kapitalizmine yergi yönünde politik bir benzetme yapmıştır. Oysa ben bu kitapla anlatılan düzenin, dinsel bir yergi de içerdiğini düşünüyorum. Nitekim yeryüzünde var olmuş bütün dinler, baskıcı, tehdit edici, kısıtlayıcı bir sistem oluşturdukları gibi, kitapta anlatılan şekilde düşünürsek somut delillere dayanmadan ve hiçbir mantıklı izahı kabul etmeden, dinin öngördüğü sistemin en doğrusu olduğunu, aynı dine ilişkin kaidelerde bir çelişki çıktığında ise, aynı yenisöylemdeki çiftdüşün mantığı ile çelişkileri giderme yoluna gittikleri görülecektir..