100 yıl önce değil de 1 gün önce buluşup dertleştiğim , içte yaşanan duyguları en katıksız şekilde analiz edip sevginin en derinini, yalnızlığın en çekici halini , yaratıcı ile en yararlı ilişki şeklini (ve daha fazlasını )anlatıp yol gösteren bir dost ile muhabbet eder gibi..
Zaman metaforu o ya ! , akıp geçmesini istemediğiniz o anların hiç olmadığı kadar hızlıca geçişi ve bitişinde ise sana kalan hüznün burukluğu işte.
neyse ki tekrar buluşmak için randevulaştık :)
O yüzden mutlaka ,
okumayan okusun
okuyan da tekrardan randevu oluştursun.