"Söyleyin bakalım ne okuyacağımızı şimdi, ha?"
6/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Okurken çok fazla şeyi aynı anda sorgulatan, rahatsız ettiği halde merak uyandıran ve sürükleyici bir eserdi. Son zamanlarda okuduklarım arasında en kısa sürede tamamladığım kitap oldu. Fakat beklentimi karşıladığı kadar kafamı karıştıran noktalara da sahipti. İyi-kötü seçimlerinde tercih hakkı, sistemin insanı otomatik işleyen bir makineye çevirmesi, tek tipleşme... Bunlar çoğunlukla benimsemediğim, takdir ettiğim mesajlarıydı kitabın fakat aklımı kurcalayan diğer yanlarıyla beni muallakta bıraktığını da kabul etmeliyim. Suçun önlenemediği bir distopyada on beş yaşındaki ana karakterimizin ne kadar ileri gidebileceğini, bunu yaparken aldığı keyfi ve işlediği suçtan biraz olsun pişmanlık duymamasını izlerken her gün haberlerde gördüğümüz onlarca yüzü düşündüm. "Seni öldürsem ceza bile almam" diyen katilleri, çocuk tecavüzcülerini ve daha birçoğunu. Alex'i anlamaya çalışmak bu açıdan benim için zordu ve kitap bana çoğunlukla mağdur olanı değil de suçluyu anlamak üzerine yazılmış gibi hissettirdi. Gerçekten kötüyü yeğlemek, zorlama bir iyilikten daha mı iyidir diye oturup düşündüm. Yazarın kitabın sonunda 'bir gençlik hatası' olarak nitelediği şeylerin suça maruz kalanlar için de öyle olup olmadığını kestirmeye çalıştım. Aldığım sonuç kitabın verdiği mesajla örtüşmedi. Belki de ben göz ardı ettim bir şeyleri. Bu yüzden benim açımdan "eksik" ya da "fazla" bir mesaja sahipti okuduğum şey. Şiddet içeren sahneler ve kullanılan argo dil ilk başta irrite etse de sonrasında alışıyor, anlatıcının dilini kanıksıyorsunuz. Zaten böyle bir kötülük başka türlü de anlatılamazdı diye düşünüyorum. Bu yüzden yazarın üslubunu yerinde buldum. Karmakarışık ama düşündüren, sorgulatan bir zihnin eseri olduğu belliydi. Burgess'ın arka kapakta yer alan hikayesi de en az kitap kadar ilgi çekici, merak uyandırıcıydı. Bu yüzden diğer kitaplarına bakmak istiyorum açıkçası. Kitapta sürekli olarak geçen "Söyleyin bakalım ne yapağımızı şimdi, ha?" cümlesini ben de kendime defalarca kez sordum. "Ne yapacaklar gerçekten şimdi?" merakıydı zaten bana iki gün içinde bu kitabı okutturan. Benim için kusurlu sayılabilecek yanlarına rağmen zihnimdeki bazı şeyleri yerinden oynattığı, düşündürdüğü, üstüne konuşma zahmeti hissettirecek kadar etkilediği için okunulması gereken eserlerden olduğunu düşünüyorum. Fakat hassas içeriğe karşı fazla duyarlıysanız ya da duygusal olarak zor bir dönemden geçiyorsanız biraz olsun ertelemek isteyebilirsiniz. Şayet birkaç yıl öncesinde okumuş olsaydım benim uykularımı bile kaçırabilirdi. Aklınızda bulunsun.
Edebiyat
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024113,2bin okunma
·
9 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.