Cezayir ülkesinde bazı olaylar sonucu yanlışlıkla bir Arap uyruklu vatandaşı öldüren Meursault mahkemeye çıkar. Mahkemede kendi ile iç hesaplaşması,insanlara ve benliğe yabancılaşmasını görmekteyiz. Varoluşçu anlayışa göre yaşayan , insanların ve hayatın boş olduğunu düşünen kahramanımız , ölümü kaygısızca beklemektedir. İnsanların bu kadar sistematik bir evrende makineleştiğine inanmaktadır.