·224 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Mayıs 2021 22:53 Kitap nasıl yazıldı, ne yaşandı bunlarla ilgilenmediğim bir eserdir kendisi. Sen Asimov’a senaryo veriyorsan bu adamın yazma hızını da hesaba katacaksın yoksa böyle patlarsın işte.
Yine bir Soğuk Savaş romanıyla karşı karşıyayız. Ancak Asimov romanlarında olduğu üzere kitap ‘Teknoloji’ üzerinden ilerliyor. Bu sefer ki teknoloji de Asimov’un hiç inanmadığı -Ant Man romanı ve filmini de anımsatan- ama gerek ufak bir varlığın gözünden dışarısı nasıl görünüyor gerekse de zamansal bozulmanın sonuçlarının anlatımını yansıtan bir kitap.
İki devlet (ABD - RUSYA) ise minyatürleşme teknolojisini geliştirmek derdindedir. Yani koca bir orduyu ufacık bir pakete sığdırabilirsiniz. Acayip bir durum ama hemen hevese de kapılmıyoruz çünkü Asimov buna sadece 1 saat kadar izin vermiş. Asıl hikaye de buradan sonra başlayacak çünkü Jan Benes adındaki bilim insanı bu sorunu çözmüştür. Hikaye de buradan sonra başlar.
Jan Benes saldırıya uğrayacak, beyninde pıhtı oluşacak ve bunu içerden yok etmek için de 1 saati olan bir ekip kurularak beyne gönderilecek derken acayip güzel bir hikayenin içine daldık yine. Bu arada kitap her zaman ki gibi filmden daha detaylı olmuş. Fikir edinmek adına filme bakıp sonra kitaba dönebilirsiniz. Çünkü bu operasyonla kitabın içinde de yepyeni bir roman yazılacaktır.
Bizim ekip insan vücudunda yolculuk ederken çok farklı bir evrene gireceklerdir aslında. Damarlar, kalp, ciğer, lenfler, beyin derken çok farklı yerlerde yolculuk etmek çok farklı bir bakış açısı. Bunu okuyarak kafamızda canlandırmak bile başlı başına bir güzellik.
Bakıyorum 1966 yılında böyle bir roman. Yani bizde eski edebiyatçıların kaybıyla o dönemde ve sonrasında doğru düzgün eser gelmemiş, ne edebiyat ne film hayatında bir gelişim olmamış; biraz Cüneyt Arkın ile kıpırdanmaya çalışılan dönemde bol bol Yeşilçam Porno sektörü ilerlemiş. Bir de adamların geldiği nokta. Yani ne diyeceksiniz? Bizde kıymetli ürün veren insanın değerini bilirler mi sanki? Asla.
Hepimize iyi okumalar dilerim..