Gönderi

Puan vermedi·88 syf.··
2021 25. kitabı
Fransa’da idam cezası 1981 yılında kaldırıldı. Victor Hugo ise bu romanı 1829’da yazdı. Yazarın, aydının çağının önünde olduğunun bu yüzden de çoğu zaman çağdaşları tarafından anlaşılmadığının, yalnız bırakıldığının en güzel örneklerinden biri sanıyorum. Kitabın ön sözü sayfa sayısına (en azından İş Bankası Yayınları için diyebilirim) neden dahil edilmemiş anlayamadım. 41 sayfalık ön söz ve Trajedi Hakkında Bir Komedi bölümü beni daha çok etkiledi desem yeridir. Yazar, 1832 yılında kaleme aldığı yazısında; idam cezasının tarihini, siyaseten dönen oyunları, idam cezasına neden karşı çıktığını ve ne yapılması gerektiğini anlatıyor. Genç yaşında, yalnız kalmak pahasına yapıyor bunu. O dönem için söylemeye cesaret gerektiren şey, hâkim anlayışa karşı çıkmak demek; her dönemde olduğu gibi. Ne olursa olsun temel hakları savunmak, vicdanın sesinin gür çıkmasını sağlamak ya da yazarın deyimiyle devrimlerin yok edemediği tek anıt olan darağacının ortadan kalkması için uğraşmak, gerçek devrimcilik değil de nedir? Sömürgelerde bir köleye ölüm cezası verildiğinde efendisine bin frank tazminat ödenirmiş. Yazar bu bilgiyi verip geride kalan aileye müstahak sayılan geleceği sorguluyor. Sadece o insanın değil bütün ailenin darağacına gönderildiğini söylüyor bir nevi. Nedense bu bilgi bana salgın döneminde elektrik şirketlerine uğradıkları zarar için yapılan yardımı hatırlattı. Geçilmeyen köprüye, gidilmeyen havalimanlarına... Halkın bir şey beklemesine gerek yok. Büyük eserlerin, klasiklerin böyle bir etkisi var demek ki bende, ne okusam günümüzde de değişmeyen şeyleri görüyorum. Evet Bir İdam Mahkumunun Son Günü oldukça duygusal, çarpıcı bir roman. Bir yorumda bu romanı okuyan herkesin gözyaşlarına boğulacağı yazılmıştı. Fakat sanırım ben öfkeden ağlayamadım.
Edebiyat
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,4bin okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.