GEORGE ORWELL/ 1984
George Orwell’i ilk olarak 1984 kitabının alıntılarını okuyarak tanıdım ve sadece alıntıları okumama rağmen kitaplarını kesinlikle okumam gerektiğini düşündüm. Hemen Hayvan Çiftliği’ni okudum sonra 1984 kitabını okudum ve yazara olan hayranlığım bin kat arttı. George Orwell’in ileri görüşlülüğü, günümüze kazandırdığı kavramlar ve çağını aşan eserler yazması benim için ‘kesinlikle okunması gereken yazarlar’ listesinde birinci sırada olmasını sağladı.
1984 alegorik politik bir romandır. Hikayesi distopik bir dünyada geçiyor. “ Parti”nin korku, baskı,şiddet ve ele geçirmek istediği güçten bahsediyor. Tek partinin yönetiminde olan Okyanusya halkı partinin kuralları çerçevesinde yaşamaya çalışıyor. Parti halkı tele-ekranlarla sürekli izliyor ve tele-ekranları kapatmak yasak,özel hayat kesinlikle yok. Her yerde tele-ekranlar, ses kayıt cihazları ve “Büyük Birader”in posterleri var. Düşünmek, sevmek, aşık olmak, partinin izni olmadan evlenmek bile yasak. Kısacası partiye zarar verecek her düşünce ve davranış yasak. Üstelik halk derin bir uykuya yattığının farkında bile değil. Parti aleyhine bir davranış veya düşüncenin olduğunun farkına varırsa ‘düşünce polisleri’ aracılığıyla suçluları idam veya işkence ile cezalandırır. Kimsenin kimseye güvenmediği, çocukların anne babalarını şikayet ettiği, sevginin olmadığı ve insanların birbirleriyle konuşmak için bile tereddüt duyduğu Okyanusya’da Winston’un her şeye rağmen yaşadığı aşkı ve partiye karşı olan isyanını anlatıyor.
Kesinlikle okunulması gereken bir eser. George Orwell 1984 kitabını 1947-1948 yılları arasında yazmış ve kitabın konusu 1984 yılında geçiyor. Ne yazıkki şuanki durumumuzdan çok uzak olmayan bir toplumu tanımlaması ne derecede ileri görüşlü olduğunu gösteriyor. Kitaba puanlayacak olursam 10/10 kesinlikle .