·216 syf.····Okunma: 07 Mayıs 2021 17:50 Hayatımın büyük çoğunluğunda intihar düşünceleri iliklerime kadar dolup taşarken, güçlükle hayata tutunduğumun hep farkındaydım. İçimde tarifsiz bir acıyla yerleşke kurmuş bir “aidiyetsizlik” ve varoluşu bütünüyle reddeden bir “hiçlik” duyumsadığım günlerimden birinde,kütüphanemde yıllardır beni kendine çeken bu kitaba daha fazla karşı koyamadım. Ölme isteğiyle bu kadar dolup taşarken, ölüm bilincinin insan hayatını bu denli sarsabileceğini bu kitap sayesinde tarifsiz bir biçimde tattım. Kitap biter bitmez yediğim tokatın etkisiyle olduğum yere çakılıp kaldım,kımıldayamadım. Hayat o kadar garip ve afallatıcı bir serüven ki,bir yandan apansız attığı tokatlardan korunmaya çalışırken,öte yandan onların varlığına delice ihtiyaç duyuyorsun yeniden kendini doğurmak için. Çünkü kendini kendinden doğurmazsan bütün o hastalıklı nevrozların,uçsuz bucaksız buhranın,ciğerlerini doldukça yakan ve asla yaşamla arandaki bağın timsali olmayacağını bildiğin o havanın, ruhunu en derinden kanatıp,parçalayışına seyirci olacağını, bu “yaşam” adı verilen cehenneme olan nefretin kadar emin bir şekilde biliyorsun. Ben bugün Veronika ile kendimden bir kez daha doğduğumu hissederken,ruhuma iz bırakan bir “yaşam dersi” vermesinden ötürü tarifsiz bir haz duyumsuyorum.Kitap üzerine söyleyecek kelimelerimin kifayetsizliğinin verdiği acizlik ise bendeki tek olumsuz his şu an...Okuyacakların bu kitabın kıymetini bilip hakkını vererek okumasını önererek,herkese keyifli okumalar diliyorum.