Gönderi

Puan vermedi·183 syf.··
2021 59. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2021 00:38
"Kaçalım seninle biz de geceye Ölümün kardeşi saf düşünceye..." "Şiirim esastır. Fakat roman şöhretimi ve şahsiyetimi tesis edecektir. Birisi düşüncem asıl estetiğin, öbürü asrımla temas noktamdır. Bu temas kendi estetiğimin içinden çıkmalı, bir anlayışın hayata tatbiki olmalıdır." Zaman şairi Tanpınar, mükemmel şiire ulaşmak için ömrü boyunca uğraşmıştır. Bu nedenle az sayıda şiir yazmıştır. Ondan beklenilenin aksine güncel konularda şiirler yazmaz, onun kendi içinde evrensel nitelik kazanmasını bekler. Tüm çabalarına rağmen şiirlerinden asla memnun olmaz; onu bu davranışı ile hocası Yahya Kemal'e benzetmek yanlış olmaz, bilakis onun etkisi şiirlerinde açıkça hissedilirken, kendisi de bazı mektuplarında bu etkiden açıkça söz eder. İkinci şiir kitabı için hazırlıklar yapan zaman şairimiz, çok sevdiği zamana yenik düşecektir. Bu kitapta ilk gençlik yıllarından ölümüne kadar yazdığı şiirler mevcuttur. Yedi kısıma ayrılan kitabın ilk "Şiirler" kısmına giren şiirlerini sağlığında bir kitap olarak toplamıştır. Onun şiir serüvenini göstermek maksadıyla eski şiirlerinden ve şiir denemelerinden bazı parçalar da bu kitaba dahil edilmiştir. Tanpınar gibi -en amiyane tabirle- sanatı içmiş diyebileceğim bir insan için şiirlerini yorumlamak gibi bir girişimde bulunmayacağım, onun yerine etkileniş bakımından bir takım hususlara değinmek istiyorum. Onu okurken Ahmet Haşim'in sembolist özelliklerini açık bir şekilde görmek mümkündür. Şiirlerin Tanpınar'a ait olduğu bilinmese Haşim'in şiiridir denebilecek yakınlıkta bir etki söz konusudur. Bu santimantal özellikler ilk gençlik şiirlerinde hüzün ve ölüm unsurları ile kendini gösterir. Bunun dışında hocası olan Yahya Kemal'in etkisi az denemeyecek kadar fazladır. Yahya Kemal'in şiirlerindeki mükemmeliyetçi güzellik arayışı Tanpınar'da da kendini gösterir, tıpkı hocası gibi o da şiirlerini mükemmel olduğunu düşününceye kadar neşretmemiştir. (Yahya Kemal bir kelime için yıllarca düşünür.) Yahya Kemal'in şiire getirdiği tarih unsuru, Tanpınar'ın Bursa'da Zaman adlı şiirinde kendini hissettirir. Onun Valery (saf şiir temsilcisi) ile tanışması olgunluk şiirlerine denk gelir. Sürekli kalıcılığa ancak mükemmeliyetçilikle ulaşılabileceğini ondan öğrenir. Ayrıca saf şiirin musiki tınıları şiirlerinde sezilmektedir. Mehmet Kaplan onun şiiri için Valery'nin şekilci şiir anlayışına bu kadar bağlı kalmasa daha güzel şiirler yazacağını ifade eder. Nitekim okunduğunda bu husus akla gelmektedir. Onu Haşim ve Yahya Kemal'den rüya noktası ayırmaktadır. Yirminci yüzyılı etkileyen Freud ve Jung'u okumuş olan Tanpınar, şiir ile rüya arasında bağ kurmuş ve bu bağ kuruş açısından edebiyatımızda rüyayı en çok o sevmiştir. Onun için rüya şiirdi. Zaman şairi dedik. Nereden geliyor bu zaman kavramı diyecek olursak, onun dönemi için Bergson'un zaman felsefesinden etkilendiğini söylemek yanlış olmaz. "Ne içindeyim zamanın Ne de büsbütün dışında Yekpare, geniş bir ânın Parçalanmaz akışında." Bu etkiyle Tanpınar zamanın ötesine geçer. Bunun dışında tasavvufi bir takım etkiler de görünür. Kısaca özetleyecek olursak onun gibi sanatı tüm incelikleriyle bilen ve tanıyan bir kişiliğin, şiir hususunda bu kadar sancılar çekmesi normal karşılanabilir. Ona göre şiir özdür. Mükemmel arayışı da bunun içindir. Ancak bu arayış vefatıyla onun istediği gibi son bulamamıştır. Şiirde istediği tamamlanmayı yaşayamadan ölmüştür. Tüm bu detaylar bakımından, onun zaman ve eşik şairi olduğunu idrak için okunmaya değer bir eser olduğunu düşünüyorum. İyi akşamlar, keyifle okuyun..
Bütün ŞiirleriAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 20244,599 okunma
··
236 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.