Puan vermedi·300 syf.····Okunma: 30 Nisan 2021 09:00 Yevgeni Zamyatin'in bu distopik eserinde distopik eserlerde olduğu gibi değişen dünya ve bu değişime ayak uydurmak adına yeni düzenlemeler yapıldığını, bu düzenlemelerin eski insanların düzeniyle karşılaştırılması yapılmış. Ancak Zamyatin'in bu eserinin diğerlerinden ayrılan bir noktası var ki o da; bu türde yazılmış ilk kitap olması. Okurken Cesur Yeni Dünya esintileri aldığımı düşünürken, karşıma Biz kitabıyla ilgili okuduğum bir yorum çıktı. Meğer George Orwell, Aldous Huxley gibi distopya türünde özgün eserler bırakmış olan yazarlar, Zamyatin'in bu eserinden esinlenmişler. Bana göre esinlenmekte de çok haklılar çünkü gerçekten muhteşem bir eser.
Yaşanan İki Yüzyıl Savaşları sonunda dünya nüfusunun onda sekizi yok olur. İnsan nüfusundaki bu azalma dünyayı daha temiz ve yaşanabilir hale getirmiş olmasına rağmen bu sefer de, geriye kalan onda ikilik grup kendilerine yazık etmişler bence. Peki neden böyle düşünüyorum? Geriye kalan insanlar öyle bir düzen kurmuşlar ki, makineleşme teknolojide mi meydana gelmiş yoksa insanlar mı makineleşmiş ayırt edemiyorsunuz. İnsan isimleri tarihe karışmış, insanlar dişi sayılar, erkek sayılar olarak sayılarla adlandırılmış. Bizim kahramanımızın sayısı D-503.
D-503 uzaya yolculuk yapmak için kullanılacak bir uzay gemisi inşasında çalışan matematikçidir. Her gün belli saatlerde işe gider,belli saatlerde mola verir, belli saatlerde yemek yer, belli satlerde de işten evine döner. Yedikleri yemeğin ağızda kaç defa çiğneneceğine kadar, günün belli saatlerinde gözetim altında tutulmadan kendilerine ayrılan saatler dışında günlerinin hepsini ortak hareket ederek geçiren bir çok sayıdan biri olan D-503, günlük tutarak içinde yaşadığı tarihi ve düzeni gelecek nesillere aktarmaya karar verir. Kitabımız D-503'ün tuttuğu bu günlüklerle ilerlemektedir. İnsanlar ben olarak düşünmekten çıkmış, biz olarak düşünmektedirler. Attıkları adımlar ve yaptıkları her şey biz uğruna yapılan, bencillikten uzak şeylerdir. O kadar ki yaşadıkları evler tamamen camdandır ve ne yaşanıyorsa herkesin gözünün önünde yaşandığını görürüz. Mahremiyet artık yoktur. Aile kavramı ortadan kalkmıştır. Kadın ve erkekler belli gün ve saatlerde, gerekli belgeler alındıktan sonra birlikte olabilmektedir. Suç ortadan kalkmıştır ancak suçu önlemenin yolu olarak insanların özgürlüğünü ellerinden almayı uygun görmüşlerdir. Demokrasi adı altında yaptıkları şey seçim günü herkesin gözü önünde, yalnızca tek bir kişiye verilen ve karşı görüş söylendiğinde de cezalandırma işlemi uygulanan bir yöntem benimsenmiştir.
İçerisinde kahramanımız D-503'ün de olduğu bir grup insan özgürleşmek adına devrim planları yapmaya başlar ancak var olan devlet bunun da çözümünü bulur. 1984 ve Cesur Yeni Dünya kitaplarını okuyanlar bu kitapta tanıdık bir çok şey göreceklerdir.
Keyifli okumalar...