Bir ayda okumuşum şu kitabı. Hayatımın yoğun olmadığı bir dönemde . Anlamadım ve sevmedim. Fakat kitabın şöhreti adına başka bir yayından tekrar deneyeceğim. Ne kadar sıkıldığımı unutunca . Söyleyeceklerim bu kadar.
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201611,9bin okunma
İlk distopik roman diye bilinen "Biz", 1984, Yeni Cesur Dünya ve diğerlerine önayak olmuştur. Doğa ile yapılan son savaşı da kazanan insan tek bir otorite tarafından, özgür olmayan ama mutlu (!) Sayıların yaşadığı 26. Yy'da geçtiği var sayılan bir kurgu. Özgür olmadıkları için suç kavramının, aile kavramının olmadığı bu ülkede insanlar birer sayıdan ibarettir. 1920li yıllar için başarılı..
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201611,9bin okunma
Distopik ve kült bir eser. Totaliter bir dünyaya başkaldıran insanların yaşadıkları sorunları anlatan aslında bu yönüyle George Orwell’in 1984’ünü ve Huxley’in Cesur Yeni Dünya’sını anımsatan bir eser… Mutlaka okunmalı denebileceklerden biri.
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201611,9bin okunma
Mantığın ve duyguların savaşı. Distopyaların öncüsü niteliğinde ve 1984 gibi diğer örneklerinden çok daha farklı bir kitap olan Biz, gerek Velinimet'in gerçekliği gerek günlük tarzında yazımıyla kesinlikle mükemmel.
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201611,9bin okunma
Yevgeni Zamyatin'in bu distopik eserinde distopik eserlerde olduğu gibi değişen dünya ve bu değişime ayak uydurmak adına yeni düzenlemeler yapıldığını, bu düzenlemelerin eski insanların düzeniyle karşılaştırılması yapılmış. Ancak Zamyatin'in bu eserinin diğerlerinden ayrılan bir noktası var ki o da; bu türde yazılmış ilk kitap olması. Okurken Cesur Yeni Dünya esintileri aldığımı düşünürken, karşıma Biz kitabıyla ilgili okuduğum bir yorum çıktı. Meğer George Orwell, Aldous Huxley gibi distopya türünde özgün eserler bırakmış olan yazarlar, Zamyatin'in bu eserinden esinlenmişler. Bana göre esinlenmekte de çok haklılar çünkü gerçekten muhteşem bir eser.
Yaşanan İki Yüzyıl Savaşları sonunda dünya nüfusunun onda sekizi yok olur. İnsan nüfusundaki bu azalma dünyayı daha temiz ve yaşanabilir hale getirmiş olmasına rağmen bu sefer de, geriye kalan onda ikilik grup kendilerine yazık etmişler bence. Peki neden böyle düşünüyorum? Geriye kalan insanlar öyle bir düzen kurmuşlar ki, makineleşme teknolojide mi meydana gelmiş yoksa insanlar mı makineleşmiş ayırt edemiyorsunuz. İnsan isimleri tarihe karışmış, insanlar dişi sayılar, erkek sayılar olarak sayılarla adlandırılmış. Bizim kahramanımızın sayısı D-503.
D-503 uzaya yolculuk yapmak için kullanılacak bir uzay gemisi inşasında çalışan matematikçidir. Her gün belli saatlerde işe gider,belli saatlerde mola verir, belli saatlerde yemek yer, belli satlerde de işten evine döner. Yedikleri yemeğin ağızda kaç defa çiğneneceğine kadar, günün belli saatlerinde gözetim altında tutulmadan kendilerine ayrılan saatler dışında günlerinin hepsini ortak hareket ederek geçiren bir çok sayıdan biri olan D-503, günlük tutarak içinde yaşadığı tarihi ve düzeni gelecek nesillere aktarmaya karar verir. Kitabımız D-503'ün tuttuğu bu günlüklerle
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201611,9bin okunma
Distopya sevenler için bu eserin yerinin farklı olacağını düşünüyorum. Zamyatin, Orwell’dan Wachowski Kardeşler’e kadar birçok kişiye esin kaynağı oluşturan harika bir eser ortaya koymuş. Ne yazık ki Stalin Rusya’sında bizlere daha fazla eser verecek ortamdan yoksun kalmış. 1920’lerde yazılan bir eserde Sovyetler Birliği’nin dağılmasının nasıl kaçınılmaz olduğunu dahi işleyebilmiş ve öngörebilmiş olması gerçekten harika.
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201611,9bin okunma
20. yüzyıl distopyalarına yön vermiş ve ilham kaynağı olmuş bir kitap. Dünya’da büyük bir savaş oluyor bunun sonunda geri kalan bir nüfus ve etrafı duvarlarla kaplı bir devlet kalıyor insanlar işlerini yapıyor ve devletten, kurallarından ne kadar memnun olduklarından bahsediyorlar, karakterimiz bunları kayıt tutarak anlatıyor ve gitgide düşünceleri değişiyor sorgulamaya başlıyor bir şeyleri ve ondan sonra bir şeyler değişiyor. Okurken okuyucu yormuyor karakterlerin isimler değil numaralı var bu bazen kafa karışıklığına sebep olabiliyor fakat ona rağmen fazlasıyla keyifli, öneririm.
•...eskiden bilmezdim ama artık biliyorum-ve siz de biliyorsunuz. gülmek, çeşitli renklerde olabilir. gülmek, içimizdeki bir patlamanın uzak bir yankısıdır; o bir tatil kadar renkli,bir havai fişek kadar kırmızı, mavi ve altın sarısı olabilir- bazen de patlayarak havaya püsküren insan vücudu parçacıkları olabilir...
•...kapı sertçe kapandı. kapının altına bir kağıdın sıkışmış olduğunu hatırlıyorum, kapı kapanırken yerde hışırdadı...
•...O-90 yüzünü yastıktan kaldırdı ve gözlerini açmadan “git yanımdan” dedi. ama ağlamakta olduğu için bunu “gii yaam-daan” gibi söyledi. nedense, bu saçma ayrıntı aklımdan çıkmıyor...
•...insanın kendini hissetmesi,kişiliğinin bilincinde olması,tıpkı çapak nedeniyle iltihaplanmış bir göz,mikrop kapmış bir parmak ya da çürük bir diş gibidir. sağlıklı bir göz,bir parmak ya da bir diş hissedilmez;adeta mevcut değillerdir. o zaman bilinçli olmanın bir hastalık olduğu ortada değil mi?...
•...birden içinizde bir his belirir. kollarınız başka birine aitmiş,sizi engelliyormuş gibi gelir...
•...kendinizi yatağınızda bağdaş kurmuş otururken, aynı yatakta kuruyup buruştuğunuzu ilgiyle izlerkeb düşünün. ruh halim işte böyleydi...
zamyatin ile tanışmama neden olan, vurguları, gereksizlik derecesinde var olan detaylarla özdeşleşmem ve bu kitap-rus halkı-yazarın ilişkisi sebebiyle epey ilgimi çekmiş distopik kitap. hayatınızın herhangi bir bölümüne dokunacağından eminim. ne olursa olsun herkesin okuması gereken bir yapıt olduğunu düşünüyorum.
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201611,9bin okunma
Yevgeny Zamyatin'in 1920 yılında Sovyetler Dönemi zamanında kitapta zikredilmesede komünizm dönemine karşı eleştiri niteliği taşıyan bu eserin özünde; bireylerin tek tipleştirilmesi ve mutluluğun ters bir kavram olarak sunulması yatar. Kitaptaki ''Tek Devlet'' uzun yıllar süren savaşlar sonunda tüm dünyaya ''mutluluğu'' yaymış ve artık Entegral adı verilen uzay gemisiyle bunu evrene yaymayı amaçlamaktadır. Bireyselliklerin herhangi bir öneminin olmadığı Tek Devlet sisteminde kişilerin kimliklerini, yaşayış biçimini yansıtan kıyafetler tek tiptir. Ünif adı verilen kıyafetler dışında herhangi bir kıyafet giymenin yasak olduğu; hayal kurmanın, rüya görmenin ve ruh kavramının hastalık sayıldığı bu dünyada artık kişiyi bir başkasından ayıracak herhangi bir özellik kalmadığından kişi aslında ''ben'' değil ''biz'' olmuştur. Bireyi yok sayıp; sunduğu kısıtlı ve denetli özgürlük ile bireyi mutlu kılmış, kurduğu sistemi matematiksel zincirlerle yönetip sistemini ve insanlarını kusursuz(!) kılmıştır. Hayal gücünüzü zorlayacak olan bu kitap; Distopik bir eser olarak ele alınıyor. Bu bağlamda bakıldığında yakın gelecekte yaşanması beklenen bir durum olarak ve hatta yaşadığımız bugünde taşıdığı benzerliklerle sizi kendine bağlayacaktır.
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201611,9bin okunma
Yevgeniy İvanoviç Zamyatin (Rusça: Евгений Иванович Замятин) (1884 - 1937), Rus yazar. Distopik bir geleceği konu alan "Biz" (Rusça: Мы) isimli romanıyla ünlenmiştir.
Hayatı
1 Şubat 1884 Tambov Vilayeti'nin Lebedyan ilçesinde bir rahibin oğlu olarak doğdu. 1902'de takdirname ile bitirdiği Voronej Lisesi'nin ardından 1908 yılında Petersburg (Leningrad) Gemi Mühendisliği Enstitüsü'nden mezun oldu. Öğrencilik yıllarında, birinci Rus devrimi zamanlarında devrim hareketlerinde yer aldı. 1906 - 1911 yılları arasında kanun kaçağı olarak yaşadı. Potemkin isyanı olduğu sıralarda Odessa’da bulundu.
İlk Hikayesi “Yalnız” 1908 yılında Eğitim dergisinde yayınlandı. İlk büyük edebi başarısını 1911 yılında yayınlanan “Uyezdnoye” (Gezisel, gezi hikâyeleri) ile kazandı. 1914 yılında yayınlanan savaş karşıtı hikâyesi “Na Kuliçkah” (Çok Uzaklarda) nedeniyle kovuşturmaya uğradı, tutuklandı ve yargılandı, eserin basıldığı derginin ilgili sayısı toplatıldı. Bu iki eser de dönemdaşı ünlü Rus yazar Maksim Gorki’den de iltifatlar almıştır.
1916-1917 yıllarında İngiltere’de Rus buz kırıcı gemilerinde çalışırken izlenim sahibi olduğu İngiliz hayatı hakkında “Ostrovityane – Adalılar” adlı eseri yayınlandı. 1917 sonbaharında Rusya’ya döndü. Maksim Gorki tarafından davet edildiği Dünya Edebiyatı Topluluğu’nda, İngiliz ve Amerikan edebiyatından sorumlu yayın kurulu üyesi olarak görev aldı. Aynı yıllarda esas mesleğinde de başarılı çalışmalarda bulundu Ermak, Krasin gibi buz kırıcı gemilerinin ve diğer muhtelif gemi yapım işlerinde görev aldı.
1920'lerde “Serapionlar Kardeşliği” yazın topluluğunun üyesi oldu. “Mağara”, “Rus” ve “En Önemli Hakkında” bu dönem eserlerindendir. Aynı yıllarda “Bit” ve “Atilla” piyeslerini yazdı. 1920 yılında en çok ses getiren ve batı edebiyatında ilk ütopya karşıtı roman olarak nitelendirilen Biz adlı romanını yazdı. Roman ilk olarak 1924 yılında İngiltere’de yayınlandı. 1929 yılı sonrasında, 1988’de “Biz” kendi dilinde yayımlanana kadar Zamyatin’in eserleri Sovyetler birliğinde hiç yayımlanmadı. George Orwell’in ünlü eseri 1984’ü yazarken “Biz” den etkilendiği yorumları yapılmıştır.
1931 yılında kendi isteği üzerine Stalin tarafından verilen Sovyetler Birliği dışına çıkış izni ile Paris’e yerleşti. Ölümüne kadar bir göçmen olarak Sovyet vatandaşlığından çıkmadan orada yaşadı. Zamyatin ağır bir hastalık geçirerek 1937 yılında Paris’te öldü. Son eseri “Tanrı’nın Sopası” ölümünden sonra 1938 yılında yayınlanmıştır.
Eserleri
Romanları
Biz (roman) (1920), Versus Kitap, Haziran 2009, Çev. Algan Sezgintüredi
Kısa öyküleri ve hikayeleri
Yerel Hikayeler (1912)
Uzaklarda (1913)
Alatır (1914)
Adalılar (1917)
İnsan Avcısı (1918)
Kuzey (1918)
Nisan (1912)
Yolsuz (1913)
Üç Gün (1913)
Afrika (1916
Resimler (1916)
Bilim Şehidi (1916)
Göz (1917)
Kadastro Memuru (1918)
İşaret (1918)
Günahkarların Kefili (1918)
Ejder (1918)
X (1919)
Yerazm’ın Nasıl İyileştirildiği Hakkında (1920)
Çocukça (1920)
Mamay (1920)
Mağara (1921)
Söz Çurigin’e Veriliyor (1922)
Yamyamlar. Tanrı’nın Kilisesi. (1922)
Rus (1923)
En Önemli Hakkında (1923)
Yola (1928)
Taşkın (1929)
Tanrının Sopası (1935)
Diğer eserleri
Herbert Wells (1922)
Moskova - Peterburg (1933)