·376 syf.····Okunma: 09 Mayıs 2021 00:43 Kara Prens
Bu türü okumayı lise de bırakmıştım ama kitabın tanıtımını okuyunca ruh eşi kavramı dikkatimi çekti ve okumak istedim. Açıkçası beklentimi tam karşılamadı kitap. Karpatayalı halk kavramini özellikle erkeklerini çok sevdim. Mikhail çok iyiydi tam bir lider gücü vs herşeyi hoşuma gitti. Ama gel gelelim Raven kitapta bahsedildiği gibi ruh eşi olayını bana hissettirmedi. Belkide tek kitapta anlatılmasından kaynaklandı bilmiyorum. Raven telepatik güçleri var ve ilk iletişimlerini böyle kurdular. İlk başta Mikhail in farklı olmasını kolay kabullenen Raven sonra ruh eşi muhabbetinde sürekli geri adımlar attı bana aski geçmedi. başlarda Mikhail ondan habersiz onu dönüştürme ritüellerinin bir kısmını yaptı diye çok kızmıştım ama iyi ki öyle yapmış zira yaralandigi için başka çaresi kalmayınca Mikhail onu komple dönüştürdü. Bundan sonra kızımız sürekli zihinsel mücadele ile var olan tabiatını kabul etmeme çabasına girdi. Hayır insankende mutlu değildin ne diye bu kadar karşı koydun ki. Benliğini kaybetmeme savaşını sevdim özgürlüğünü vs ama bu türü değişince değişmek zorunda olan bir şey değildi. Bu direnişler beni delirtti üstüne üstelik ona bir şey olursa Mikhail in de olecegini biliyor ve Mikhail halkı için son umut buna rağmen kendini salak saçma tehlikelere atmaktan hiç geri kalmadı ve bu tehlikelerin biri bile Mikhail için değildi. Ben daha başka bir hikaye beklemiştim daha çok beraber savaşırlar diye bekledim ama Raven sadece Mikhail in güçsüzlüğü oldu. Ayrıca yazar böyle bir hikayede erotizmi de aktramamisti. Kısacası türü sevenler için okunabilir ama benim için pekde önemli değil. Ama Gregori hikayesini merak ediyorum onu anlatan kitap varsa onu okurum. Bir de madem Ravenin bir kız doğurması önemli neden hikayede buna dair bir şey göremedik. Sürekli saçma sapan kaç kovala okuduk.