Bu kadın bu işi biliyor arkadaşlar. Lise grubundaki çocuklar hakkında yazdığı kitaplar o kadar mükemmel ki. Size hiç ergence gelmiyor ve en önemlisi size mükemmel bir dram, aşk ve arkadaşlık sunuyor. Kitap her yönüyle mükemmel.
Bir grup gencin ihmali ile yaptığı küçük bir hatanın nelere sebep olabileceğini görüyoruz. Ağır ve acı bir kaza. Kızımız Lena kazadan sağ kurtuluyor. Bundan sonra Lena'nin kendi icinde kendini suçlamaları, çelişkilerini, baş etmesini ve çocukluk arkadaşı Sebestiana duyduğu aşkı konu alıyor. O kadar iyi işlenmiş duygular size geçiyor. Ben Lena 'yi çok iyi anladım. Yaşadıklarından kaçma çabasını. Sebestian çok güzel yaninda oldu hep destekledi onu. Ama en sevmediğim olay ise Abbi karakterinin tavrı oldu. Kıza karşı tutunduğu tavır sözde en yakın arkadaşı olarak onu anlamak yerine gösterdiği tavır canımı sıktı. Onlara karşı da Lena'nin kendini suçlu hissetmesini sevmedim. Onun dışında kitap mükemmeldi. Gerçekten hikaye beni çok tatmin etti.
Gerçekten ya yarın yoksa..... Tüm okurlara tavsiye ederim.
Aşk kitapları benim için hayatın gerçeklerinden ve yoğunluğundan bir kacıştır. Başrolleri kafamda canlandır en eğlenceli kısmı. Ama gel gelelim hayatıma biri girdiğinden beri başrol erkekleri canlandıramıyorum ve sadece aklıma o kişi geliyor. İşin kötü tarafıda şuan yaşadığım kalp kırıklığından uzaklaşmaya çalışıyor oluşum ama daha çok içine düşmem.
Klasik bir Julie Garwood eseriydi. İskoçyalı bir lord ve İngiliz kızının aşkı. Bu kadının en sevdiğim yanı sakin bir tarzda yazıyor. Büyük entrikalar büyük acılar yok ama derinlik var hikayede. Kızımız daha önce başkasıyla evlendirilmiş ve şiddet görmüş kendine güveni olmayan biri. Erkek ise klasik bir İskoç erkeği ama merhametli. Sevdiği kadını sahiplenen biri. Kadın karakter biraz diğer kitaplarındaki kadınlara göre pasifti bence. Ama onunda hikayesiydi buydu zaten. Küçücük yaşta manipüle edilmesiydi. Kısaca çerezlik harika bir kitap. Kesinlikle tavsiye ederim.